Gönderen Konu: Kuzey Amerika'dan Son Haberler  (Okunma sayısı 4039 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Maximo

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 283
Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« : Aralık 06, 2019, 02:47:01 ÖÖ »
Herkese merhaba,

Bugun 3 aylik rutin kontrolum icin klinikteydim. Yeni ilac ve kesin tedavi arastirmalari konusunda yeni ogrendiklerimi burda sizinle paylasmak istedim. Benim burda tedavi icin gittigim HIV klinigi pek cok arastirmaya da giriyor, o yuzden onceden ogrenme imkani oluyor yakin gelecekte olacaklari. Siralamaya baslayayim:

ASI GELISMELERI:
1-2-3 aylik asilar geliyor. Amerikada bu ay Cabotegravir + Rilpivirine asisinin onaylanacagini zaten daha once duyurmustuk. Bu asinin ayda bir seklinde onaylanmasi bekleniyormus. 2 ayda 1 icin de basvuru yapacaklarmis, cunku o da ayni etkiyi gosteriyormus.

Yakinda onaylanmasi beklenen (1-2 sene icinde) diger asi ise cogu kisinin istedigi gibi her 3 ayda bir olacak. Dolutegravir + Rilpivirine asisi bu. Yalniz bunun Rilpivirine kismi cok yakiyormus. Yine de arastirmadaki hastalar tercih ediyormus. Sonucta 3 ayda bir biraz can yanmasini her gun hap almaya tercih ediyor cogu kisi.

KESIN TEDAVI ARASTIRMASI

Gittigim klinikte kesin tedavi arastirmasina baslayacaklarmis 1 sene sonra. Bana girip girmek istemedigimi sordular, ben de su an dusunmuyorum dedim. Bu arastirmada RNA negatif olanlarda virusu saklandigi yerden cikarip tamamen elimine etmeyi planliyorlar. Yalniz epey agir ilaclar kullanilacakmis, yani hasta uzerinde kolay bir deney olmayacak. Gittigim klinik genelde sonucu basarili olmayacak islere pek girmez, yani umut verici bir arastirma olacagini soyleyebilirim.

YENI TEORILER

Yillarca HIV RNA negatif olanlarda virusun geri donme ihtimali konusunda yeni teoriler dolanmaya baslamis. Benim gibi nerdeyse 8 senedir HIV RNA negatif birinde mesela ilac kesilirse virusun kesin geri donup donmeyecegine emin degillermis artik. HIV memory cell denen hucrelerde saklaniyormus, ve uzun sure aktive olmayan virusun belki de tekrar uyanamayacagini dusunuyorlar. Bunu test etmenin tek yolu tedaviye son vermek, ama bu da cok riskli oldugu icin yapamiyorlar. Bu konuda arastirmalar da geliyor yakinda dedi doktor.

Simdilik bu kadar. Selamlar.

Hiv ve Aids

Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« : Aralık 06, 2019, 02:47:01 ÖÖ »

Samirr

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 75
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #1 : Aralık 06, 2019, 08:12:58 ÖÖ »
Merhaba @Maximo . Kesin tedavi çalışmalarında ben iştirak etmek isterdim. Malesef çok uzağız. Gidiş dönüş hakkimı öderlerse ben o araştırmalarda gönüllü olmak isterdim, yeterki insanlığın bu dertten kurtulmasında benim de bi rolum olsun. Hatta en ağır en tehlikeli araştırmalara bile razıyım. Bunun için ne yapmam kimle konuşmam gerekirse sötleyin

Maximo

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 283
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #2 : Aralık 06, 2019, 08:45:11 ÖÖ »
Merhaba @Maximo . Kesin tedavi çalışmalarında ben iştirak etmek isterdim. Malesef çok uzağız. Gidiş dönüş hakkimı öderlerse ben o araştırmalarda gönüllü olmak isterdim, yeterki insanlığın bu dertten kurtulmasında benim de bi rolum olsun. Hatta en ağır en tehlikeli araştırmalara bile razıyım. Bunun için ne yapmam kimle konuşmam gerekirse sötleyin

Selam Samir,

Buralarda yeteri kadar gönüllü bulabiliyorlar. Gittigim klinik sadece HIVli hasta kabul ediyor, yani o konuda sorunlari yok. Ama cani gönülden bu ise ortak olma istegin icin seni tebrik ediyorum.

Hiv ve Aids

Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #2 : Aralık 06, 2019, 08:45:11 ÖÖ »

ZEYTİN

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 378
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #3 : Aralık 06, 2019, 12:32:52 ÖS »
Herkese merhaba,

Bugun 3 aylik rutin kontrolum icin klinikteydim. Yeni ilac ve kesin tedavi arastirmalari konusunda yeni ogrendiklerimi burda sizinle paylasmak istedim. Benim burda tedavi icin gittigim HIV klinigi pek cok arastirmaya da giriyor, o yuzden onceden ogrenme imkani oluyor yakin gelecekte olacaklari. Siralamaya baslayayim:

ASI GELISMELERI:
1-2-3 aylik asilar geliyor. Amerikada bu ay Cabotegravir + Rilpivirine asisinin onaylanacagini zaten daha once duyurmustuk. Bu asinin ayda bir seklinde onaylanmasi bekleniyormus. 2 ayda 1 icin de basvuru yapacaklarmis, cunku o da ayni etkiyi gosteriyormus.

Yakinda onaylanmasi beklenen (1-2 sene icinde) diger asi ise cogu kisinin istedigi gibi her 3 ayda bir olacak. Dolutegravir + Rilpivirine asisi bu. Yalniz bunun Rilpivirine kismi cok yakiyormus. Yine de arastirmadaki hastalar tercih ediyormus. Sonucta 3 ayda bir biraz can yanmasini her gun hap almaya tercih ediyor cogu kisi.

KESIN TEDAVI ARASTIRMASI

Gittigim klinikte kesin tedavi arastirmasina baslayacaklarmis 1 sene sonra. Bana girip girmek istemedigimi sordular, ben de su an dusunmuyorum dedim. Bu arastirmada RNA negatif olanlarda virusu saklandigi yerden cikarip tamamen elimine etmeyi planliyorlar. Yalniz epey agir ilaclar kullanilacakmis, yani hasta uzerinde kolay bir deney olmayacak. Gittigim klinik genelde sonucu basarili olmayacak islere pek girmez, yani umut verici bir arastirma olacagini soyleyebilirim.

YENI TEORILER

Yillarca HIV RNA negatif olanlarda virusun geri donme ihtimali konusunda yeni teoriler dolanmaya baslamis. Benim gibi nerdeyse 8 senedir HIV RNA negatif birinde mesela ilac kesilirse virusun kesin geri donup donmeyecegine emin degillermis artik. HIV memory cell denen hucrelerde saklaniyormus, ve uzun sure aktive olmayan virusun belki de tekrar uyanamayacagini dusunuyorlar. Bunu test etmenin tek yolu tedaviye son vermek, ama bu da cok riskli oldugu icin yapamiyorlar. Bu konuda arastirmalar da geliyor yakinda dedi doktor.

Simdilik bu kadar. Selamlar.


Harikulade bir paylaşım. Ve son derece umut verici ümit verici bilgiler için çok çok çok teşekkür ederiz. Sen Amerika’da mı yaşıyorsun. Burada burada hep beraber farklı ülkelerden insanların olması ne kadar hoş hep beraber olmayı seviyorum hep birlikte olmak. Destek olmak ne kadar önemli ve o kadar şükürler ediyorum ki 2020 yılındayız. Ya bu.  Birisi 1980 lerde vücudumuza almış olsaydık o zaman çok daha zor olacaktı her şey. Şu an birazcık aceleci olmamaya sabretmeye ihtiyacımız var ve en önemlisi dua etmeye  neticede Dünya nüfusunun sadece %1’i.  Bu hastalığa sahip bilemiyorum belki daha az ya da birazcık daha fazla.  Çok çok çok özel bir durum. Bu da beni biraz düşündürüyor. Belkide gerçekten özeliz her şerde bir hayır vardır bunu gösteriyor olabilir. Bu aralar bunu çok düşünüyorum inşallah tam şifa. Bulunur.  Derdi veren dermanıda verir

Taurus

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 483
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #4 : Aralık 06, 2019, 03:36:26 ÖS »
Virüsün geri dönmesiyle ilgili birkaç bir şey söylemek istiyorum. 1980 lerde tanı alarak yıllar boyu ilaç kullanan bazı insanlar bildiğiniz üzere ilaç kullanmaktan psikolojik olarak yoruluyor ve tedaviyi terk ediyorlar. Eğer belli bir süre negatif kalarak daha sonra virüsün uyanmaması bekleniyorsa bunu kendi kendine deneyen insanlar var ve maalesef virüs tekrar ortaya çıkmış.

Derinsular

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 84
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #5 : Aralık 06, 2019, 07:15:15 ÖS »
Tedavi kesildiğinde tabi ki uyanır,yoğun bakımdaki hasta nasıl ilaç kesildiğinde uyanıyorsa sevgili hiv de uyanır gündelik hayatına döner ve saldırır bu kesin bilgidir.

ZEYTİN

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 378
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #6 : Aralık 06, 2019, 07:36:50 ÖS »
Virüsün geri dönmesiyle ilgili birkaç bir şey söylemek istiyorum. 1980 lerde tanı alarak yıllar boyu ilaç kullanan bazı insanlar bildiğiniz üzere ilaç kullanmaktan psikolojik olarak yoruluyor ve tedaviyi terk ediyorlar. Eğer belli bir süre negatif kalarak daha sonra virüsün uyanmaması bekleniyorsa bunu kendi kendine deneyen insanlar var ve maalesef virüs tekrar ortaya çıkmış.

Evet harikasın harika bir nokta bu ben de bunu araştırıyorum yani aslında virüsü tekrar ortaya çıktığı zaman neden bizim bağışıklık sistemimiz ilk enfekte olduğumuz zamanda verdiği ateş. Gibi.  Virüse karşı yüksek duyarlılık gösteren bazı semptomları vermiyor.  Kafamda o kadar çok soru var ki araştırmak için. Keşke karşımda bir enfeksiyon doktoru uzmanı profesor olsa saatlerce oturup not aldığım bütün soruları ona sorsam. Yani tamam ilaçları içtik biraz baskılandığ. Kanunda tespit edilemeyecek. Seviyeye geldi yani aslında çok az birisi var peki bu noktada ilk enfekte olduğu zaman birkaç gün içerisinde.  Prp. Denilen Profilaksi.   Yöntemi herneyse tam olarak bilmiyorum kullanılıp virüs yani az sayıdaki biriz neden öldürüldü emiyor.     Yani şöyle düşünüyorum rna.   Negatif olduğu zaman çok az sayıda bir biriz vücudunuzda olmuyor mu vücudunuza iyi birisi aldığını zaman yine çok az sayıda birisi var ve Profilaksi işe yarıyor bu noktada neden böyle bir şey işe yaramıyor bunu tam anlamıyorum. Bilgisi olan var mı.

Armadillo

  • Üye
  • *
  • İleti: 38
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #7 : Aralık 06, 2019, 11:15:25 ÖS »
Virüsün geri dönmesiyle ilgili birkaç bir şey söylemek istiyorum. 1980 lerde tanı alarak yıllar boyu ilaç kullanan bazı insanlar bildiğiniz üzere ilaç kullanmaktan psikolojik olarak yoruluyor ve tedaviyi terk ediyorlar. Eğer belli bir süre negatif kalarak daha sonra virüsün uyanmaması bekleniyorsa bunu kendi kendine deneyen insanlar var ve maalesef virüs tekrar ortaya çıkmış.

Evet harikasın harika bir nokta bu ben de bunu araştırıyorum yani aslında virüsü tekrar ortaya çıktığı zaman neden bizim bağışıklık sistemimiz ilk enfekte olduğumuz zamanda verdiği ateş. Gibi.  Virüse karşı yüksek duyarlılık gösteren bazı semptomları vermiyor.  Kafamda o kadar çok soru var ki araştırmak için. Keşke karşımda bir enfeksiyon doktoru uzmanı profesor olsa saatlerce oturup not aldığım bütün soruları ona sorsam. Yani tamam ilaçları içtik biraz baskılandığ. Kanunda tespit edilemeyecek. Seviyeye geldi yani aslında çok az birisi var peki bu noktada ilk enfekte olduğu zaman birkaç gün içerisinde.  Prp. Denilen Profilaksi.   Yöntemi herneyse tam olarak bilmiyorum kullanılıp virüs yani az sayıdaki biriz neden öldürüldü emiyor.     Yani şöyle düşünüyorum rna.   Negatif olduğu zaman çok az sayıda bir biriz vücudunuzda olmuyor mu vücudunuza iyi birisi aldığını zaman yine çok az sayıda birisi var ve Profilaksi işe yarıyor bu noktada neden böyle bir şey işe yaramıyor bunu tam anlamıyorum. Bilgisi olan var mı.
İstediğin her türlü soruyu sorabilirsin, HIV hakkında akademik olarak yeterince araştırma yaptım ve bu konuda iyi olduğuma inanıyorum.
Soruna gelir isek, HIV vicut içerisinde sadece bir immün sistem hücresini ve türevlerini konak olarak kullanarak hayatta kalıyor ve ürüyor. HIV CD4 hücrelerine genetik materyalini aktarıyor, aktardıkran sonra artık bu hücre bir virüs fabrikasına dönüşüyor ve süreç sonucunda CD4 hücresi maalesef ölüyor. Bu herkesin bildiği bir süreç. Bazı ilaçlar ise genetik materyalini aktarmasını önlüyor HIV bir RNA virüsü dür (retrovirüs). RNA'nın transkripsiyona uğramasını inhibe ediyor. Bu sayede yeni kopyalar üretmiyor. Yukarıda İngilizcesi yazılmış bellek hücresi (memory cell) denilen CD4 türevleri var bu hücreler normal CD4'ün aksine neredeyse ölümsüz. Bu hücreler herhangi bir hastalığa karşı bağışıklık kazanmamızı sağlıyor örneğin kızamık,aşılar vb. Ölümsüz olması malum virüsün ilaçlara rağmen hayatta kalmasını sağlıyor. Bu hücrelerde virüs yeni kopya üretmiyor, üretse bile çok az sayıda üretiyor bu nedenle hücre ölümü gerçekleşmiyor zaten yaşlanıp ta ölmüyor. Bu nedenle kür henüz çıkamadı. İlaç kullanmayı bıraktığımız zaman üretilen az sayıdaki virüs süreci tekrar başlatıyor.
İlacı bıraktığımız zaman semptomların görülmemesi ise vicudumuzun artık anti HIV antikorları (anti-HİV) ürettiği için ilk virüs ile karşılaştığından daha kolay bir şekilde karşılık veriyor. Bu nedenle semptomlar görülmüyor. Zaten bu sayede Eliza testi olumlu oluyor anti-HİV antikorlarına bakıyorlar varsa, daha duyarlı testler yapılıyor (Western Blot, HIV RNA PCR vs).
« Son Düzenleme: Aralık 06, 2019, 11:32:44 ÖS Gönderen: Armadillo »

ZEYTİN

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 378
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #8 : Aralık 06, 2019, 11:38:14 ÖS »
Virüsün geri dönmesiyle ilgili birkaç bir şey söylemek istiyorum. 1980 lerde tanı alarak yıllar boyu ilaç kullanan bazı insanlar bildiğiniz üzere ilaç kullanmaktan psikolojik olarak yoruluyor ve tedaviyi terk ediyorlar. Eğer belli bir süre negatif kalarak daha sonra virüsün uyanmaması bekleniyorsa bunu kendi kendine deneyen insanlar var ve maalesef virüs tekrar ortaya çıkmış.

Evet harikasın harika bir nokta bu ben de bunu araştırıyorum yani aslında virüsü tekrar ortaya çıktığı zaman neden bizim bağışıklık sistemimiz ilk enfekte olduğumuz zamanda verdiği ateş. Gibi.  Virüse karşı yüksek duyarlılık gösteren bazı semptomları vermiyor.  Kafamda o kadar çok soru var ki araştırmak için. Keşke karşımda bir enfeksiyon doktoru uzmanı profesor olsa saatlerce oturup not aldığım bütün soruları ona sorsam. Yani tamam ilaçları içtik biraz baskılandığ. Kanunda tespit edilemeyecek. Seviyeye geldi yani aslında çok az birisi var peki bu noktada ilk enfekte olduğu zaman birkaç gün içerisinde.  Prp. Denilen Profilaksi.   Yöntemi herneyse tam olarak bilmiyorum kullanılıp virüs yani az sayıdaki biriz neden öldürüldü emiyor.     Yani şöyle düşünüyorum rna.   Negatif olduğu zaman çok az sayıda bir biriz vücudunuzda olmuyor mu vücudunuza iyi birisi aldığını zaman yine çok az sayıda birisi var ve Profilaksi işe yarıyor bu noktada neden böyle bir şey işe yaramıyor bunu tam anlamıyorum. Bilgisi olan var mı.
İstediğin her türlü soruyu sorabilirsin, HIV hakkında akademik olarak yeterince araştırma yaptım ve bu konuda iyi olduğuma inanıyorum.
Soruna gelir isek, HIV vicut içerisinde sadece bir immün sistem hücresini ve türevlerini konak olarak kullanarak hayatta kalıyor ve ürüyor. HIV CD4 hücrelerine genetik materyalini aktarıyor, aktardıkran sonra artık bu hücre bir virüs fabrikasına dönüşüyor ve süreç sonucunda CD4 hücresi maalesef ölüyor. Bu herkesin bildiği bir süreç. Bazı ilaçlar ise genetik materyalini aktarmasını önlüyor HIV bir RNA virüsü dür (retrovirüs). RNA'nın transkripsiyona uğramasını inhibe ediyor. Bu sayede yeni kopyalar üretmiyor. Yukarıda İngilizcesi yazılmış bellek hücresi (memory cell) denilen CD4 türevleri var bu hücreler normal CD4'ün aksine neredeyse ölümsüz. Bu hücreler herhangi bir hastalığa karşı bağışıklık kazanmamızı sağlıyor örneğin kızamık,aşılar vb. Ölümsüz olması malum virüsün ilaçlara rağmen hayatta kalmasını sağlıyor. Bu hücrelerde virüs yeni kopya üretmiyor, üretse bile çok az sayıda üretiyor bu nedenle hücre ölümü gerçekleşmiyor zaten yaşlanıp ta ölmüyor. Bu nedenle kür henüz çıkamadı. İlaç kullanmayı bıraktığımız zaman üretilen az sayıdaki virüs süreci tekrar başlatıyor.
İlacı bıraktığımız zaman semptomların görülmemesi ise vicudumuzun artık anti HIV antikorları (anti-HİV) ürettiği için ilk virüs ile karşılaştığından daha kolay bir şekilde karşılık veriyor. Bu nedenle semptomlar görülmüyor. Zaten bu sayede Eliza testi olumlu oluyor anti-HİV antikorlarına bakıyorlar varsa, daha duyarlı testler yapılıyor (Western Blood, HIV RNA PCR vs).

Harika bilgiler bunlar öncelikle çok sağol.

Evet cd4 hücreleri enfekte oluyor ve yazık haberleri bile olmuyor. Ve hiv fabrikası oluyorlar aslında neticede kendilerini öldürmeleri bi anlamda güzel mi desem çünki en azından  sonsuz  hiv üretmek yerine ürettiği kadarını dışarı atıyor acaba cd4ü öldüren hiv mi yoksa kendi kararımı cd4 ün bu da çok önemli

Ok cd4ölüyor ama Ölünce diğer hücrelerede sıçrıyor. Enfeksiyon eğer cd4ler ölmeseydi aids tablosunun gelme süresi çok çok kısalırdı sanırım hiv sadece cd4 leere saldırmıyor bildiğim kadarı ile çünkü rezervuar denilen dokulardada uyuyabiliyor peki bu dokulara zarar vermiyor mu sadece cd4leremi zarar veriyor bu nası bir zeka.

Ne olur kusuruma bakma çok cahilce SORULAR soruyor olabilirim.  Yeni tanı aldım panikteyim ve her an aklıma soru geliyor. Genel olarak çok fazla araştırma yapıyorum ama aklıma gelen soruları buraya yazıyorum ki diğer arkadaşlar da görsün soru ve cevap şeklinde diye


Birde bu bölümü tam anlamadım yani yüzde 60 anladım diyebilirim ne olur biraz daha açık anlatırmısım.


CD4 türevleri var bu hücreler normal CD4'ün aksine neredeyse ölümsüz. Bu hücreler herhangi bir hastalığa karşı bağışıklık kazanmamızı sağlıyor örneğin kızamık,aşılar vb. Ölümsüz olması malum virüsün ilaçlara rağmen hayatta kalmasını sağlıyor. Bu hücrelerde virüs yeni kopya üretmiyor, üretse bile çok az sayıda üretiyor bu nedenle hücre ölümü gerçekleşmiyor zaten yaşlanıp ta ölmüyor. Bu nedenle kür henüz çıkamadı. İlaç kullanmayı bıraktığımız zaman üretilen az sayıdaki virüs süreci tekrar başlatıyor.
« Son Düzenleme: Aralık 06, 2019, 11:48:16 ÖS Gönderen: ZEYTİN »

Armadillo

  • Üye
  • *
  • İleti: 38
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #9 : Aralık 07, 2019, 12:06:39 ÖÖ »
Virüsün geri dönmesiyle ilgili birkaç bir şey söylemek istiyorum. 1980 lerde tanı alarak yıllar boyu ilaç kullanan bazı insanlar bildiğiniz üzere ilaç kullanmaktan psikolojik olarak yoruluyor ve tedaviyi terk ediyorlar. Eğer belli bir süre negatif kalarak daha sonra virüsün uyanmaması bekleniyorsa bunu kendi kendine deneyen insanlar var ve maalesef virüs tekrar ortaya çıkmış.

Evet harikasın harika bir nokta bu ben de bunu araştırıyorum yani aslında virüsü tekrar ortaya çıktığı zaman neden bizim bağışıklık sistemimiz ilk enfekte olduğumuz zamanda verdiği ateş. Gibi.  Virüse karşı yüksek duyarlılık gösteren bazı semptomları vermiyor.  Kafamda o kadar çok soru var ki araştırmak için. Keşke karşımda bir enfeksiyon doktoru uzmanı profesor olsa saatlerce oturup not aldığım bütün soruları ona sorsam. Yani tamam ilaçları içtik biraz baskılandığ. Kanunda tespit edilemeyecek. Seviyeye geldi yani aslında çok az birisi var peki bu noktada ilk enfekte olduğu zaman birkaç gün içerisinde.  Prp. Denilen Profilaksi.   Yöntemi herneyse tam olarak bilmiyorum kullanılıp virüs yani az sayıdaki biriz neden öldürüldü emiyor.     Yani şöyle düşünüyorum rna.   Negatif olduğu zaman çok az sayıda bir biriz vücudunuzda olmuyor mu vücudunuza iyi birisi aldığını zaman yine çok az sayıda birisi var ve Profilaksi işe yarıyor bu noktada neden böyle bir şey işe yaramıyor bunu tam anlamıyorum. Bilgisi olan var mı.
İstediğin her türlü soruyu sorabilirsin, HIV hakkında akademik olarak yeterince araştırma yaptım ve bu konuda iyi olduğuma inanıyorum.
Soruna gelir isek, HIV vicut içerisinde sadece bir immün sistem hücresini ve türevlerini konak olarak kullanarak hayatta kalıyor ve ürüyor. HIV CD4 hücrelerine genetik materyalini aktarıyor, aktardıkran sonra artık bu hücre bir virüs fabrikasına dönüşüyor ve süreç sonucunda CD4 hücresi maalesef ölüyor. Bu herkesin bildiği bir süreç. Bazı ilaçlar ise genetik materyalini aktarmasını önlüyor HIV bir RNA virüsü dür (retrovirüs). RNA'nın transkripsiyona uğramasını inhibe ediyor. Bu sayede yeni kopyalar üretmiyor. Yukarıda İngilizcesi yazılmış bellek hücresi (memory cell) denilen CD4 türevleri var bu hücreler normal CD4'ün aksine neredeyse ölümsüz. Bu hücreler herhangi bir hastalığa karşı bağışıklık kazanmamızı sağlıyor örneğin kızamık,aşılar vb. Ölümsüz olması malum virüsün ilaçlara rağmen hayatta kalmasını sağlıyor. Bu hücrelerde virüs yeni kopya üretmiyor, üretse bile çok az sayıda üretiyor bu nedenle hücre ölümü gerçekleşmiyor zaten yaşlanıp ta ölmüyor. Bu nedenle kür henüz çıkamadı. İlaç kullanmayı bıraktığımız zaman üretilen az sayıdaki virüs süreci tekrar başlatıyor.
İlacı bıraktığımız zaman semptomların görülmemesi ise vicudumuzun artık anti HIV antikorları (anti-HİV) ürettiği için ilk virüs ile karşılaştığından daha kolay bir şekilde karşılık veriyor. Bu nedenle semptomlar görülmüyor. Zaten bu sayede Eliza testi olumlu oluyor anti-HİV antikorlarına bakıyorlar varsa, daha duyarlı testler yapılıyor (Western Blood, HIV RNA PCR vs).

Harika bilgiler bunlar öncelikle çok sağol.

Evet cd4 hücreleri enfekte oluyor ve yazık haberleri bile olmuyor. Ve hiv fabrikası oluyorlar aslında neticede kendilerini öldürmeleri bi anlamda güzel mi desem çünki en azından  sonsuz  hiv üretmek yerine ürettiği kadarını dışarı atıyor acaba cd4ü öldüren hiv mi yoksa kendi kararımı cd4 ün bu da çok önemli

Ok cd4ölüyor ama Ölünce diğer hücrelerede sıçrıyor. Enfeksiyon eğer cd4ler ölmeseydi aids tablosunun gelme süresi çok çok kısalırdı sanırım hiv sadece cd4 leere saldırmıyor bildiğim kadarı ile çünkü rezervuar denilen dokulardada uyuyabiliyor peki bu dokulara zarar vermiyor mu sadece cd4leremi zarar veriyor bu nası bir zeka.

Ne olur kusuruma bakma çok cahilce SORULAR soruyor olabilirim.  Yeni tanı aldım panikteyim ve her an aklıma soru geliyor. Genel olarak çok fazla araştırma yapıyorum ama aklıma gelen soruları buraya yazıyorum ki diğer arkadaşlar da görsün soru ve cevap şeklinde diye
(Bellek hücresi=rezervuar) rezervuarlar da CD4 hücresi aslında, sadece biraz farklıaşmış durumdalar ve  bellek hücreleri bağışıklık edinmemizi sağlıyorlar bu nedenle isimleri bellek hücresi ve teknik olarak ömürleri bizimle aynı farklılaşmamış CD4'ün aksine, immün sistemi bir hastalık ile karşılaştığında veya aşı olduğumuzda bazı yardımcı T hücreleri (CD4) farklılaşıyor ve omurilik, beyin sıvısı gibi lenf sıvılarının olduğu yerlere göç ediyor. Bu nedenle omur ilik ve beyin sıvısı HIV rezervuarları açısından zengin bölgeler.

Evet HIV sadece yardımcı T hücrelerini (CD4) konak olarak kullanabiliyor.

Farklılaşmamış CD4 hücrelerinin ömrü dolaşımda sadece 4-8 saat kadardır, dokularda bulunanlar ise 4-5 gün kadar yaşayabilirler. Zaten kısa olan ömürlerini HIV daha da kısaltıyor, zamanla sayıları azalıyor ver nihayet AIDS şekilleniyor. Gerisi malum...

Endişelenmeni gerektirecek bir şey yok, Herpes, Rubella gibi virüslerde vücudumuzda bulunuyor  bu kimin umurunda. Ayrıca bu küçük canlılara ev sahipliği yapıyor onları besliyor koruyoruz, evcil hayvan gibi düşün.
« Son Düzenleme: Aralık 07, 2019, 12:20:22 ÖÖ Gönderen: Armadillo »

ZEYTİN

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 378
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #10 : Aralık 07, 2019, 12:58:36 ÖÖ »
Virüsün geri dönmesiyle ilgili birkaç bir şey söylemek istiyorum. 1980 lerde tanı alarak yıllar boyu ilaç kullanan bazı insanlar bildiğiniz üzere ilaç kullanmaktan psikolojik olarak yoruluyor ve tedaviyi terk ediyorlar. Eğer belli bir süre negatif kalarak daha sonra virüsün uyanmaması bekleniyorsa bunu kendi kendine deneyen insanlar var ve maalesef virüs tekrar ortaya çıkmış.

Evet harikasın harika bir nokta bu ben de bunu araştırıyorum yani aslında virüsü tekrar ortaya çıktığı zaman neden bizim bağışıklık sistemimiz ilk enfekte olduğumuz zamanda verdiği ateş. Gibi.  Virüse karşı yüksek duyarlılık gösteren bazı semptomları vermiyor.  Kafamda o kadar çok soru var ki araştırmak için. Keşke karşımda bir enfeksiyon doktoru uzmanı profesor olsa saatlerce oturup not aldığım bütün soruları ona sorsam. Yani tamam ilaçları içtik biraz baskılandığ. Kanunda tespit edilemeyecek. Seviyeye geldi yani aslında çok az birisi var peki bu noktada ilk enfekte olduğu zaman birkaç gün içerisinde.  Prp. Denilen Profilaksi.   Yöntemi herneyse tam olarak bilmiyorum kullanılıp virüs yani az sayıdaki biriz neden öldürüldü emiyor.     Yani şöyle düşünüyorum rna.   Negatif olduğu zaman çok az sayıda bir biriz vücudunuzda olmuyor mu vücudunuza iyi birisi aldığını zaman yine çok az sayıda birisi var ve Profilaksi işe yarıyor bu noktada neden böyle bir şey işe yaramıyor bunu tam anlamıyorum. Bilgisi olan var mı.
İstediğin her türlü soruyu sorabilirsin, HIV hakkında akademik olarak yeterince araştırma yaptım ve bu konuda iyi olduğuma inanıyorum.
Soruna gelir isek, HIV vicut içerisinde sadece bir immün sistem hücresini ve türevlerini konak olarak kullanarak hayatta kalıyor ve ürüyor. HIV CD4 hücrelerine genetik materyalini aktarıyor, aktardıkran sonra artık bu hücre bir virüs fabrikasına dönüşüyor ve süreç sonucunda CD4 hücresi maalesef ölüyor. Bu herkesin bildiği bir süreç. Bazı ilaçlar ise genetik materyalini aktarmasını önlüyor HIV bir RNA virüsü dür (retrovirüs). RNA'nın transkripsiyona uğramasını inhibe ediyor. Bu sayede yeni kopyalar üretmiyor. Yukarıda İngilizcesi yazılmış bellek hücresi (memory cell) denilen CD4 türevleri var bu hücreler normal CD4'ün aksine neredeyse ölümsüz. Bu hücreler herhangi bir hastalığa karşı bağışıklık kazanmamızı sağlıyor örneğin kızamık,aşılar vb. Ölümsüz olması malum virüsün ilaçlara rağmen hayatta kalmasını sağlıyor. Bu hücrelerde virüs yeni kopya üretmiyor, üretse bile çok az sayıda üretiyor bu nedenle hücre ölümü gerçekleşmiyor zaten yaşlanıp ta ölmüyor. Bu nedenle kür henüz çıkamadı. İlaç kullanmayı bıraktığımız zaman üretilen az sayıdaki virüs süreci tekrar başlatıyor.
İlacı bıraktığımız zaman semptomların görülmemesi ise vicudumuzun artık anti HIV antikorları (anti-HİV) ürettiği için ilk virüs ile karşılaştığından daha kolay bir şekilde karşılık veriyor. Bu nedenle semptomlar görülmüyor. Zaten bu sayede Eliza testi olumlu oluyor anti-HİV antikorlarına bakıyorlar varsa, daha duyarlı testler yapılıyor (Western Blood, HIV RNA PCR vs).

Harika bilgiler bunlar öncelikle çok sağol.

Evet cd4 hücreleri enfekte oluyor ve yazık haberleri bile olmuyor. Ve hiv fabrikası oluyorlar aslında neticede kendilerini öldürmeleri bi anlamda güzel mi desem çünki en azından  sonsuz  hiv üretmek yerine ürettiği kadarını dışarı atıyor acaba cd4ü öldüren hiv mi yoksa kendi kararımı cd4 ün bu da çok önemli

Ok cd4ölüyor ama Ölünce diğer hücrelerede sıçrıyor. Enfeksiyon eğer cd4ler ölmeseydi aids tablosunun gelme süresi çok çok kısalırdı sanırım hiv sadece cd4 leere saldırmıyor bildiğim kadarı ile çünkü rezervuar denilen dokulardada uyuyabiliyor peki bu dokulara zarar vermiyor mu sadece cd4leremi zarar veriyor bu nası bir zeka.

Ne olur kusuruma bakma çok cahilce SORULAR soruyor olabilirim.  Yeni tanı aldım panikteyim ve her an aklıma soru geliyor. Genel olarak çok fazla araştırma yapıyorum ama aklıma gelen soruları buraya yazıyorum ki diğer arkadaşlar da görsün soru ve cevap şeklinde diye
(Bellek hücresi=rezervuar) rezervuarlar da CD4 hücresi aslında, sadece biraz farklıaşmış durumdalar ve  bellek hücreleri bağışıklık edinmemizi sağlıyorlar bu nedenle isimleri bellek hücresi ve teknik olarak ömürleri bizimle aynı farklılaşmamış CD4'ün aksine, immün sistemi bir hastalık ile karşılaştığında veya aşı olduğumuzda bazı yardımcı T hücreleri (CD4) farklılaşıyor ve omurilik, beyin sıvısı gibi lenf sıvılarının olduğu yerlere göç ediyor. Bu nedenle omur ilik ve beyin sıvısı HIV rezervuarları açısından zengin bölgeler.

Evet HIV sadece yardımcı T hücrelerini (CD4) konak olarak kullanabiliyor.

Farklılaşmamış CD4 hücrelerinin ömrü dolaşımda sadece 4-8 saat kadardır, dokularda bulunanlar ise 4-5 gün kadar yaşayabilirler. Zaten kısa olan ömürlerini HIV daha da kısaltıyor, zamanla sayıları azalıyor ver nihayet AIDS şekilleniyor. Gerisi malum...

Endişelenmeni gerektirecek bir şey yok, Herpes, Rubella gibi virüslerde vücudumuzda bulunuyor  bu kimin umurunda. Ayrıca bu küçük canlılara ev sahipliği yapıyor onları besliyor koruyoruz, evcil hayvan gibi düşün.


Çok açıklayıcı bilgileer evet herpeste vucutta kalıyor hakikatten bu bilgilere sahip olmak çok heycan verici insanın hayreti artar ben ufacıcık öğrendiklerimle  çılgına dönüyorum ama zannımca bağışıklık sistemimiz herşeyden çok çok üst düzey bi akla sahip seninle mailleşebilirmiyiz lütfen.  Seni çok yormayacağım aklıma takılanları sadece ara ara sormak isterim

Armadillo

  • Üye
  • *
  • İleti: 38
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #11 : Aralık 07, 2019, 01:25:58 ÖS »
Tabiki mailleşebiliriz sn. @ZEYTİN , fakat sn. modoresyon @Angelowic, @turuncu buna izin veriyor mu bilmiyorum?

ZEYTİN

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 378
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #12 : Aralık 07, 2019, 02:18:02 ÖS »
Tabiki mailleşebiliriz sn. @ZEYTİN , fakat sn. modoresyon @Angelowic, @turuncu buna izin veriyor mu bilmiyorum?

Hmm o durumları bende hiç Bilemiyorum ben de yeni Üyeyim yeni tanıyım.  Moderetörlerin teknik olarak izin vermesi mi gerekiyor.  Tamam pekala onların takdirini bekleyelim halde

Angelowic

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 5791
  • Nefes alıyorsak, Umut var demektir 🌹
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #13 : Aralık 07, 2019, 02:31:41 ÖS »

seninle mailleşebilirmiyiz lütfen.  Seni çok yormayacağım aklıma takılanları sadece ara ara sormak isterim



Tabiki mailleşebiliriz sn. @ZEYTİN , fakat sn. modoresyon @Angelowic, @turuncu buna izin veriyor mu bilmiyorum?


Üzgünüm @ZEYTİN üyelerin birbirleri ile iletişim kurmaları yasak. Bu hepimizin güvenliği için gereken temel kural. İzin vermiyoruz.
« Son Düzenleme: Aralık 07, 2019, 02:32:35 ÖS Gönderen: Angelowic »

turuncu

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 3171
Ynt: Kuzey Amerika'dan Son Haberler
« Yanıtla #14 : Aralık 07, 2019, 03:43:06 ÖS »
Tabiki mailleşebiliriz sn. @ZEYTİN , fakat sn. modoresyon @Angelowic, @turuncu buna izin veriyor mu bilmiyorum?

Hmm o durumları bende hiç Bilemiyorum ben de yeni Üyeyim yeni tanıyım.  Moderetörlerin teknik olarak izin vermesi mi gerekiyor.  Tamam pekala onların takdirini bekleyelim halde
@Angelowic in belirttiği gibi sadece güvenliğiniz için birebir iletişime izin veremiyoruz malesef. Ama HIV ile ilgili konu ya da iletilerinizi buradan yazıp bilgi paylaşımında bulunabilirsiniz istediğiniz kadar. Biz onaylarız hiç sorun değil ;)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
16 Yanıt
4219 Gösterim
Son İleti Mayıs 24, 2021, 09:45:06 ÖÖ
Gönderen: İflas09
7 Yanıt
1742 Gösterim
Son İleti Eylül 10, 2017, 10:38:39 ÖS
Gönderen: turuncu
1 Yanıt
1526 Gösterim
Son İleti Aralık 22, 2018, 12:02:19 ÖÖ
Gönderen: dnzylmz24
4 Yanıt
2077 Gösterim
Son İleti Mayıs 08, 2019, 08:25:20 ÖÖ
Gönderen: Trope
16 Yanıt
4824 Gösterim
Son İleti Ekim 05, 2019, 01:05:42 ÖS
Gönderen: okomka