Gönderen Konu: MESLEK HASTALIKLARINDA HİV'İ ANLATMIŞ PAYLAŞMAK İSTEDİM  (Okunma sayısı 254 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

cancan

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 258
  • Hayat işte, bir saniyede değişebilir her şey..
AİDS / HİV
17 Mart 2021 (Güncelleme Tarihi) Dr. Müslüm Güney, Mesleki Bulaşıcı Hastalıklar

AİDS ve HİV aynı şeyler mi?
1981 yılında ilk ortaya çıktığında, inceleyen bilim insanları daha önce hiç karşılaşmadıkları bir hastalıkla karşı karşıya kaldıklarını fark ettiler ve hastalığa “kazanılmış bağışıklık yetmezliği sendromu” adını verdiler. AİDS bu adın İngilizce baş harflerinden oluşan kısaltmadır. 1983 yılında ise AİDS hastalığına neden olan şeyin “insan bağışıklık yetmezliği virüsü” olduğu ortaya çıktı. HİV bu virüsün İngilizce baş harflerinden oluşan kısaltmadır. HİV vücudun bazı önemli savunma hücrelerine saldırarak onların içine girer, onları yavaş yavaş iş yapamaz hale getirerek bağışıklık sistemini zayıflatır. Bunun sonucunda, normalde vücudun savunma sistemi tarafından yok edilebilen mikroplar çok ciddi enfeksiyonlar yapar ve kanserler ortaya çıkar. İşte, HİV enfeksiyonunun bu en ileri evresine AİDS denir.

HİV nasıl bulaşır?
HİV insanın kanında, cinsel salgılarında (sperm ve vajina salgısı) ve anne sütünde bulunur. Bunlarla doğrudan ya da dolaylı herhangi bir temas ile virüs insana bulaşır. Bu bulaşma yolları kan yoluyla bulaşma, cinsel ilişki ile bulaşma, anneden bebeğe bulaşma ve virüslü organ ya da dokuların nakledilmesi ile bulaşma olmak üzere dört tanedir.

Hangi meslekler kan yoluyla bulaşma riski taşıyor?
HİV taşıyan kişinin kan ya da kan ürünlerinin başka bir kişiye verilmesi yani nakil ile bulaşma olur. Ancak, ülkemizde 1987 yılından beri tüm kan bağışçıları HIV açısından tarandığından dolayı bu yolla bulaşma nadirdir. Kan yoluyla diğer bir bulaşma biçimi HİV taşıyan kişinin kanına temas etmektir. Örneğin, adet kanının cinsel ilişki sırasında penise, ya da ağızdaki bir kanamalı yaranın öpüşme sırasında ağıza teması ile bulaşma gerçekleşebilir. Kan yoluyla diğer bir bulaşma da HİV taşıyan kişinin kanının temas ettiği eşyalarla yaralanmadır. Bu eşyalar şırınga, iğne, jilet, makas, tırnak makası gibi aletlerdir.

Sağlık çalışanları, berberler-kuaförler-güzellik uzmanları, dövmeciler-piercingciler, polis-jandarma-özel güvenlik görevlileri, manikürcüler-pedikürcüler, masörler-masözler gibi mesleklerin kan yoluyla HİV bulaşma olasılığı yüksektir.

Hangi meslekler cinsel ilişki ile bulaşma riski taşıyor?
HİV taşıyan kişiden korunmasız cinsel ilişki ile erkekten kadına, kadından erkeğe, erkekten erkeğe ya da kadından kadına bulaşma olur. Bulaşma vajinal (kadın cinsel organı yoluyla), anal (makat yoluyla) ya da oral (ağız yoluyla) cinsel birleşme ile gerçekleşebilir. Tek bir cinsel ilişki ile bile bulaşma için yeterlidir, ilişki sayısı arttıkça bulaşma ihtimali artar. Seks işçisi/hayat kadını olarak çalışanlar meslekleri gereği cinsel ilişki ile HİV bulaşma riski altındadır.

HİV testinin negatif olması kişide HİV olmadığını mı gösterir?
HİV tanısı için ilk bakılan test ELİSA‘dır. Ancak, bu testin pozitif sonuç verebilmesi için vücuda giren HİV’e karşı bağışıklık sisteminin yanıt oluşturmaya başlaması gerekir. Bu yanıtın oluşması hastaların çoğunda 3 ay kadardır, bazılarında ise 6 ayı bulabilir. Diğer bir deyişle, eğer kişi HİV’i aldıktan sonraki bu 3-6 aylık dönem içerisindeyse test negatif çıkacaktır, ama aslında kişi HİV’i taşıyordur. Bu yüzden, ilk test negatif ya da pozitif çıktığında kesin tanı için test tekrarlanır ya da başka testler yapılır. İlk kez bakılan HİV testinin pozitif çıkması durumunda yasal olarak kişi doğrulayıcı test yaptırmak zorundadır ve test sonucu resmi makamlara, kimlik bilgilerinin yer almayacağı bir kod ile bildirilmek zorundadır. Bu bilgilendirme testi yapan yer tarafından yapılır.

HİV’den korunmak için bir aşı var mı?
Hayır.

AİDS tedavisi sosyal güvence kapsamında mı?
Ülkemizde HİV/AİDS’le ilgili tanı ve tedavi giderleri, özel sağlık sigortaları hariç, sosyal güvence kapsamında karşılanmakta, bu kişiler gerektiği durumlarda yeşil kart uygulamasından da yararlanabilmektedirler. Ancak, AİDS tedavisinin başarısı yalnızca ilaçlara değil, yeterli ve dengeli beslenmeye, düşük stres koşullarına vb bağlıdır. Bu yüzden kişilerin çalışması, yani sürekli ve düzenli gelire sahip olması kritiktir.

HİV taşıyan bir kişiyle aynı yerde çalışmakla virüs bulaşır mı?
Aynı ortamda bulunup aynı havayı solumakla
Hapşırık ya da öksürükler ile yayılan damlacıklarla
Vücut sıvılarının sağlam ve sağlıklı deriye temas etmesi ile (bulaşmanın gerçekleşmesi için deride bir yara olmalı ya da iğne batması gibi yaralanma olmalıdır)
Dışkı, idrar, ter, gözyaşı ve tükürüğü ile temas etmekle
Kucaklaşma, okşama, öpme, el ele tutuşma, tokalaşma, sarılma yoluyla
Telefonunu, bilgisayarını, anahtarlığını, kulaklığını, kalemini kullanmakla
Elbisesini giymekle
Aynı tabağı, bardağı, kaşığı, çatalı, bıçağı kullanmakla
Aynı musluğu, banyoyu, klozeti, hamamı, saunayı kullanmakla
Aynı havuz, göl, nehir ya da denizde yüzmekle
HİV bulaşmaz. Özetle, HİV taşıyan bir kişinin iş arkadaşına HİV bulaştırması ilke olarak mümkün değildir.

İş arkadaşınızın HİV taşıdığı ya da AİDS olduğu nereden anlaşılır?
Virüs ilk kez vücuda girdikten 2-4 hafta sonra grip benzeri belirtiler olur ya da bazı kişilerde hiçbir belirti vermez. Bu dönem birkaç hafta sürebilir. Bu dönemden sonra virüsün hiçbir şikayet ortaya çıkarmadan vücutta yaşadığı sessiz dönem başlar. Bu dönem birkaç yıldan on yıla kadar sürebilir. Bu dönemden sonra, bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı şikayetler ortaya çıkmaya başlar. Bu şikayetlerin özelliği HİV/AİDS’e özgü olmaması ancak tedaviye rağmen geçmemeleridir. Eğer kişi bu döneme kadar herhangi bir tedavi almamışsa vücut mikroplara ve kanserlere karşı direncini gittikçe tamamen yitirir. Bu AİDS dönemidir. Bu dönemde vücudun her organ ya da dokusunda, bazıları AİDS’e özgü enfeksiyonlara ve kanserlere bağlı ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar. Ancak, bu sağlık sorunlarını yaşayan hastanın görünüşü HİV/AİDS hakkında çevresine özel bir bilgi vermez. Üstelik AİDS hastası kişiler modern tedavi yöntemleriyle çalışma güçlerinde fark edilir bir kayıp olmadan hayatlarına devam edebilmektedir. Özetle, çalışma arkadaşınızın HİV taşıdığını ya da AİDS olduğunu dış görünüşünden anlayamazsınız. Çünkü HİV taşıyan ya da AİDS olan çalışanlar normal görünür. Diğer bir deyişle, normal görünen her her çalışan HİV taşıyor ya da AİDS hastası olabilir.

Eşcinsel bir iş arkadaşı daha büyük tehlike anlamına mı geliyor?
HİV’in en çok LGBTİ (lezbiyen, gay, biseksüel, transgender ya da interseks) kişilerle cinsel ilişki ile bulaştığı yanlış bir inanıştır. Bu inanış LGBTİ tüm kişileri HİV taşıyıcısı olarak görmektedir. Oysa, hem dünyada hem de ülkemizde hastalığın en yaygın bulaşma yolu kadın-erkek arasındaki cinsel ilişkidir.

İşe girişte ya da işin devamı süresince çalışanlardan HİV testi istenebilir mi?
Yalnızca kayıtlı seks işçileri HİV testi yaptırmak zorundadır. Bunun dışındaki herhangi bir işe girişte ya da işin devamı süresince HİV testi istenmesinin yasal dayanağı yoktur. Çünkü ilgili bölümde anlatıldığı üzere, HİV taşıyan kişi ilke olarak işyerinde bir tehlike oluşturmaz, bu nedenle HİV testi işe girişte yapılan sağlık kontrolünün bir parçası olarak kabul edilemez. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (İLO) göre de hiçbir işçi HİV testi yaptırmaya zorlanmamalıdır.

HİV taşıyan kişiler bunu işyerine bildirmek zorunda mı?
Kişinin HİV taşıyıcısı olduğu bilgisine işyerine bildirmekle ilgili bir yasal zorunluluğu yoktur. Zaten, ilgili bölümde de açıklandığı üzere, HİV taşıyıcısı olmak herhangi bir işi yapmaya engel değildir ve kişinin iş arkadaşına HİV bulaştırması ilke olarak mümkün değildir. Üstelik kişi işle ilgili olmayan bu durumu işyerine bildirirse HİV taşıyan kişilerin bir iş bulabilmeleri mümkün olmaz. İLO’ya göre de iş için başvuranlardan ya da çalışanlardan HIV’la ilgili kişisel bilgi vermelerini istemenin herhangi bir gerekçesi olamaz.

HİV virüsü taşımak herhangi bir sektörde ya da işte çalışmaya engel mi?
Yasal olarak böyle bir engel yoktur. İlgili bölümde de açıklandığı üzere, kişinin iş arkadaşına HİV bulaştırması ilke olarak mümkün değildir. Virüsün bulunduğu vücut sıvılarına temasın söz konusu olduğu mesleklerde çalışanlar ise, hem kendilerindeki virüsü başka insanlara bulaştırmamak, hem de virüs taşıyan insanlardan virüs kapmamak için yüksek riskli davranışlardan kaçınması ve bulaşma yoluna uygun korunma yöntemleri uygulaması yeterlidir.

AİDS hastası olmak herhangi bir sektörde ya da işte çalışmaya engel mi?
Yasal olarak böyle bir engel yoktur. Günümüzde AİDS tedavisinde kullanılan ilaçlarla hastalıktan ölümler neredeyse ortadan kalkmıştır. AİDS hastası kişiler modern tedavi yöntemleriyle çalışma güçlerinde fark edilir bir kayıp olmadan hayatlarına devam edebilmektedir. Tedavi ile HİV’in vücuttaki sayısı azaltılarak virüsün saldırdığı savunma hücrelerinin yeniden iş görür hale getirmesine çalışılmaktadır. Ancak tedavi yaşam boyu sürmelidir, ara verildiğinde ilaçlara karşı direnç gelişebilir, yüksek maliyetlidir ve yan etkileri fazladır. Bu yüzden tedaviye mümkün olduğu kadar erken, özellikle AİDS aşamasına geçmeden başlanması çok önemlidir. AİDS hastasının sağlık durumunun kişiyi fiziksel olarak kısıtladığı durumlarda ise işyeri içinde çalışabileceği uygun bir işe yeri değiştirilebilir.

İşyeri hekimi çalışanın HİV/AİDS olduğunu herhangi bir şekilde öğrenirse bunu işverene bildirmek zorunda mı?
Çalışanın HİV taşıyıcısı ya da AİDS olması bilgisi kişisel sağlık verisidir, hekim ile hasta arasında kalması gereken sırdır ve üçüncü kişilere açıklanması suçtur. Öte yandan, HİV/AİDS olmak bir işe girmeye ya da çalışmaya engel olmadığı için kişinin HİV/AİDS olduğu bilgisinin işyeri ya da çalışma arkadaşları açısından bir değeri yoktur. Ancak, işyeri hekimi bu durumu, yetkili makamlara, çalışanın kimlik bilgilerinin yer almayacağı bir kod ile bildirmek zorundadır.

İşyerinin kreşine kabul edilirken çalışanların çocuklarından HİV testi istenebilir mi?
Bu kreşlere kayıt olmak ya da kabul edilmek için HİV testi uygulanması şart koşulamaz. HİV taşıyan çocuklar kreşten uzaklaştırılamaz. Çocuğun HİV ya da AİDS durumunun kreş idaresine bildirilmesi gerekli ve zorunlu değildir. Çocuğun HİV/AİDS durumunu hakkında bilgi sahibi olan kreş sorumlusu, hemşiresi, hekimi vb. bu bilgiyi kesinlikle gizli tutmak zorundadır.

Kaynak:https://www.meslekhastaligi.net/aids-hiv/

Hiv ve Aids


 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
11 Yanıt
3733 Gösterim
Son İleti Ekim 24, 2016, 04:51:05 ÖS
Gönderen: Mavera
1 Yanıt
1083 Gösterim
Son İleti Nisan 20, 2018, 04:56:21 ÖÖ
Gönderen: bilebilelades
18 Yanıt
2514 Gösterim
Son İleti Mayıs 30, 2018, 09:52:02 ÖS
Gönderen: mehmet0909
2 Yanıt
1001 Gösterim
Son İleti Şubat 14, 2020, 08:46:37 ÖÖ
Gönderen: pozitifce
3 Yanıt
538 Gösterim
Son İleti Kasım 03, 2020, 09:30:01 ÖÖ
Gönderen: Taurus