Gönderen Konu: Tedavi için geri sayım:))  (Okunma sayısı 2585 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Hiv ve Aids

Tedavi için geri sayım:))
« : Nisan 09, 2019, 05:38:57 ÖS »

LittleSir

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 71
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #1 : Nisan 09, 2019, 06:55:23 ÖS »
https://www.upmc.com/media/news/040319-kristoff-mailliard-mdc1 haberin orijinal hali çeviri hataları var sanırım az çok donanım haberde ki çeviride tam bende anlayamadım.

Biz de oturup CMV ile savaşan hücrelerin aynı zamanda gizli HIV deposu olabileceğini düşündük. mantıklı geliyor kulağa bu açıklama.

Ekip şimdi, MDC1'in bu özelliğini insanlarda test etmek için klinik denemelere başlamak için finansman arayışında umarım yeterli finansman desteğini bulur.
 
 

Hivhaber

  • Ziyaretçi
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #2 : Nisan 09, 2019, 09:51:01 ÖS »
Arkadaslar umarim bahsedildigi gibidir. Yaklasim çok guzel ama bu sadece kan orneklerinde yapilmis bir test her hangi bir canli denek uzerinde test edilmemis. Bir de arge odenegi alabilmek için dummy caseler ureten bir çok firma var.
Umarim bu onlardan degildir.
HIV tedavisi olmayan bir virus degil. Çok basarili ve farkli sekillerde tedavisi olan bir virus. Sadece kronik bir durum. Hatta bir çok bilim insani bunu chronic immuno deficiency syndrome olarak isimlendiriyor artik. Yani hiv virus, pozitif olma ise kronik bir durum. Kronik bir sendrom.
Pozitif bireylerin tek sorunu bilincsiz toplumun onyargilar. Saglikla alkali bir sorun yok artik.
« Son Düzenleme: Nisan 09, 2019, 10:02:00 ÖS Gönderen: Hivhaber »

Hiv ve Aids

Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #2 : Nisan 09, 2019, 09:51:01 ÖS »

LittleSir

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 71
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #3 : Nisan 10, 2019, 12:40:09 ÖÖ »
@Hivhaber Bir şirket tarafından değil üniversite tarafından yapılmış bir çalışma anladığım kadarı ile çalışma ile ilgili makaleye bu linkten ulaşabilirsinizhttps://www.ebiomedicine.com/article/S2352-3964(19)30222-1/fulltext konuya hakimsiniz tanışma başlığında okuduğum kadarıyla müsait bir vaktinizde inceleyip bizimle yorumlarınızı paylaşırsanız çok memnun olurum şimdiden teşekkürler.

benburak

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 160
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #4 : Nisan 10, 2019, 12:58:53 ÖÖ »
Bence mantıklı. Hadi inşallah.
Bize böyle şeylerle gelin!  :D
08.02.2019 rna: 2.308.233 - cd4: 168
09.03.2019 Genvoya başlangıç
30.04.2019 rna: 2.685 - cd4: 247
12.12.2019 rna: 204 - cd4: 259
19.02.2020 rna: 289 - cd4: 571
19.03.2020 rna: 161 - cd4: 348
04.06.2020 rna: 265 - cd4: 244
17.11.2020 rna: 182 - cd4: 607

Annembabam

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 231
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #5 : Nisan 10, 2019, 10:48:17 ÖÖ »
Arkadaslar merhaba bence kesin kuru uzun vadede beklemek yerine eldeki ilaclarin kiymetini bilmek daha onemli. Ben sahsen kesin tedavinin 10 sene icerisinde bulunacagini umit ediyorum. Ama bu 10 seneye benim anne ve babamin kaderindeki omurleri yetermi bunu bilemiyorum. Lutfen hic kimse moralini bozmasin. Bu ilaclar kullanildigi takdirde yasam kalitesinde bir degisiklik olmuyor. Sadece ilaca bagimli yasanmis oluyor. Bir trafik kazasi sonucu tekerlekli sandalyeyede bagimli kalabilir herkes oysa Hiv gunumuz teknolojisi ile gunde 1 ilaca bagimli yapiyor sadece.

Hivhaber

  • Ziyaretçi
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #6 : Nisan 10, 2019, 11:15:46 ÖÖ »
@Hivhaber Bir şirket tarafından değil üniversite tarafından yapılmış bir çalışma anladığım kadarı ile çalışma ile ilgili makaleye bu linkten ulaşabilirsinizhttps://www.ebiomedicine.com/article/S2352-3964(19)30222-1/fulltext konuya hakimsiniz tanışma başlığında okuduğum kadarıyla müsait bir vaktinizde inceleyip bizimle yorumlarınızı paylaşırsanız çok memnun olurum şimdiden teşekkürler.

Şirket veya üniversite maalesef yurt dışında genelde üniversiteler de şirketler gibi behaviour göstermekte. Malum %90 oranında ücretliler.

Ancak makaleyi dikkatlice okuduğumda kick and kill yaklaşımına benzer şekilde virüs ile enfekte olmuş hücrelerin işaretlenmesine ve bağışıklık sisteminin bu hücreleri ayırt etmesine yönelik bir çalışma. Bunun için MDC1(mediator of DNA damage checkpoint 1) ile ATM aktivitesini modulate ediyorlar yani HIV RNA' in DNA da yapmış olduğu değişikliği inceliyorlar. Bu arada ATM esasında şu işi yapıyor DNA da ki hasarın kontrolünü yapıyor, bu kontrol sonucunda hücrenin yaşam döngüsünü ya sonlandırılıyor ya da hücrede ki DNA yapısı onarılıyor.

Bununla beraber viral antijenler sayesinde, MDC1 induxlenmesi(aktiflenmesi) ile yapmış oldukları bulgularının ve istatistiksel analizlerinin sonucunda virüs ile infekte olmuş ancak latent durumda ki CD4+ T hücreleri işaretlemeyi başarmışlar. Bunun sayesinde HIV-1 temelli bir aşı veya LRA üretilmesi bu hücreleri tekrar aktivite edebileceğini ve CTL ile de yok edilebileceğini belirtiyorlar. Bu arada CTL (Cytotoxic T Cell) asıl görevi vücutta başkalaşım göstermiş hücreleri yok etmektir. CTL kanser hücrelerini, retro virüsler ile infekte olmuş hücreleri veya farklı sebeplerle hasara uğramış hücreleri yok etmekle görevli bağışıklık sistemi hücreleridir.

En önemli cümle şu "MDC1-induced CTL effectively kill MDC1-exposed CD4+ T cell targets harboring replication-competent HIV-1" yani MDC1 ile belirlenmiş CD4+ T cell(Burada latent hücrelerden bahsediyor) CTL tarafından başarılı bir şekilde yakalanıp yok edilebilmiş.

Şimdi daha anlaşılabilir şekilde açıklayayım :

Facebook' u düşünün ve Facebook da şimdiye kadar bütün kullanıcıları tarafından yazılmış yorumlar, mesajlar, paylaşımlar hepsini bir araya koyun göreceksiniz ki kattirilyonların üzerinde kelimeler olacak. Peki biz IT ciler bu kelimeleri nasıl ayırt edip hızlıca sonuçlarını kullanıcılara veriyoruz? Bu verileri indexliyoruz ve bu şekilde hızlıca hedef veriye ulaşıyoruz. Indexlerken elbette belli kullandığımız kelimelere spesifik yapılar oluşturuyoruz. Bu yapıları oluştururken elimizde çok önemli belirleme mekanizmaları var örneğin alfabetik sıra vb.

İşte vücudumuz da virüsleri yok ederken kattirilyonların üzerinde ki hücreler içerisinde hangilerinin virüs ile enfekte olduğunu belirleyip bağışıklık sistemi hücreleri sayesinde bunları vücuttan temizliyorlar. Temizleyemediği noktalarda antiviral, antiretroviral ilaçlar devreye giriyor. Bakteri tarzı enfeksiyonlar içinse genelde antibiyotikler devreye giriyor. Ve bu enfekte olmuş olan hücreler hala aktif olduğundan ve protein yapıları da değişmiş olduğundan kolayca bağışıklık sistemimiz tarafından bulunabiliyor ve kattirilyonlarca hücre içerisinden ayırt edilebiliyorlar.

Eğer HIV latent olarak kendisini saklama kabiliyeti olmasaydı en basit grip virüsünden bile etkisiz bir virüs olacaktı. Bir akşam ateşlenip sabaha iyileşmiş olarak kalkilabilecekti Çünkü vücut zaten antijenlerini oluşturmuş ve bağışıklık kazanmış olacaktı. Onun için ilk bulaştığında grip hastalığı gibi hastalanıyor 1 hafta gibi bir süre sonra iyileşiyor ondan sonra vücut antijen üretmiş olduğundan uzunca süreler farkedilmiyor, sağlıklı bir şekilde yaşanıyor. Ancak virüs latent noktalara bağışıklık sistemi hücreleri ulaşamadığından sürekli yeni virüsler oluşuyor ve vücut sürekli bir savaş halinde kalıyor. Ne zaman ki artık virüs yüzünden bağışıklık sistemi iyice yıpranıp(CD4 200 altına inmesi) AIDS evresine ulaşıldığında yine zavallı HIV ölüm sebebi olmuyor, basit bir grip, basit bir bakteriyel enfeksiyona bile cevap veremediği için vücut, çok basit bir hastalık bir anda çok ağır bir hastalık oluyor.

Ancak HIV o kadar zayıf bir virüs ki maalesef vücut tarafından baskılanması durumunda hücre içinden dışarı çıkamıyor ve kendisini replicate(kopyalayamıyor) orada öylece takılıp kalıyor. Netice itibariyle bağışıklık sistemi hücrelerimiz bunları bulamıyorlar. Bunları tekrar aktif etmek için kick veya shock yöntemi arayışları yapılıyor ancak henüz net bir başarı elde edilmiş değil. İşte bu sebeple tamamen vücuttan atılamıyorlar. Ne zaman ilaçlar kullanılmaz ise virüs tekrar aktif oluyor ve hatta direnç geliştirebiliyorlar. İlginçtir ki retro virüsler adoptable virüsler kendilerini bulundukları ortama adapte edebiliyorlar. İşte biz buna direnç gelişimi diyoruz. Böylece ilaç kullanımı bırakıldığında bir süre sonra(aslında uzunca bir süre) otomatik olarak başkalaşım değiştirip tekrar aynı ilaç kullanılsa bile aktif davranabiliyorlar.

Yukarıda ki makale işte bu kick and kill yönteminin kick diğer bir deyişle shock kısmını başarabildiklerini ve bu sayede CTL (bağışıklık sistemi hücreleri) tarafından bu virüslerin bulunup yok edilebildiğini işaret ediyor.
« Son Düzenleme: Nisan 10, 2019, 11:41:20 ÖÖ Gönderen: Hivhaber »

yanlızadam

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 409
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #7 : Nisan 10, 2019, 11:45:26 ÖÖ »
Dün çok dolaştım ve yoruldum. Bir cafeye girdim ve şöyle okkalı bir türk kahvesi istedim. Baktım, fal bakılır diye bir yazı. garsona sordum, üst katta bakıyorlar dedi. Kapattım fincanı ve sıraya yazıldım. '' Şu virüsten en kısa zamanda kurtulmak istiyorum'' diye dileğimi de tuttum. Fincanı açar açmaz dileğin üç vakte kadar olacak dedi falcı. Artık üç gün, üç ay, üç sene bilemedim. Ama bir üç var. ;D

İşin şakası bir yana, kullandığımız ilaçların kıymetini tabiki de biliyoruz. Çok şükür. Ama, şu tedavi de artık bulunsa ve bizde kurtulsak hiç fena olmaz. Böyle haberler duydukça, ümitlerimiz yeşeriyor işte. En kısa zamanda bulunacağına inanıyorum.
Tırtılın yolun sonu dediğine, Allah kelebek demiş.

Twt01

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 332
  • Boş zaman yoktur; boşa geçen zaman vardır.  😊🙏
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #8 : Nisan 10, 2019, 12:57:35 ÖS »
@yalnızadam geçenlerde benimde başımdan böyle bir olay geçti kardeş dedikleri hurafe palavra pozitif düşünmek güzeldir tabii ama veren rabbim alan rabbim bu tedavinin buraya gelmesinine bile onun yani rabbimin izni var biz yinede dualarımızı eksik etmeyelim

Falcının bana dediği olay ise hastalığa yakalandığım zaman uzun bir yola çıkacaksın demişti sonunda mutlu olacaksın ve ayrıldığın biri ile tekrar birlikte olacaksın sevgilinden ayrılmıştım o gün hatta biraz sevindim ne bileyim bir mutluluk sonra döndüm dedim ki bunlar hikaye rabbim ne isterse o olur . İşin şakası sana 3 vakte kadar demiş 3 asır da olabilir 😂😂

Barış

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 218
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #9 : Nisan 10, 2019, 02:36:46 ÖS »
@Hivhaber Bir şirket tarafından değil üniversite tarafından yapılmış bir çalışma anladığım kadarı ile çalışma ile ilgili makaleye bu linkten ulaşabilirsinizhttps://www.ebiomedicine.com/article/S2352-3964(19)30222-1/fulltext konuya hakimsiniz tanışma başlığında okuduğum kadarıyla müsait bir vaktinizde inceleyip bizimle yorumlarınızı paylaşırsanız çok memnun olurum şimdiden teşekkürler.

Şirket veya üniversite maalesef yurt dışında genelde üniversiteler de şirketler gibi behaviour göstermekte. Malum %90 oranında ücretliler.

Ancak makaleyi dikkatlice okuduğumda kick and kill yaklaşımına benzer şekilde virüs ile enfekte olmuş hücrelerin işaretlenmesine ve bağışıklık sisteminin bu hücreleri ayırt etmesine yönelik bir çalışma. Bunun için MDC1(mediator of DNA damage checkpoint 1) ile ATM aktivitesini modulate ediyorlar yani HIV RNA' in DNA da yapmış olduğu değişikliği inceliyorlar. Bu arada ATM esasında şu işi yapıyor DNA da ki hasarın kontrolünü yapıyor, bu kontrol sonucunda hücrenin yaşam döngüsünü ya sonlandırılıyor ya da hücrede ki DNA yapısı onarılıyor.

Bununla beraber viral antijenler sayesinde, MDC1 induxlenmesi(aktiflenmesi) ile yapmış oldukları bulgularının ve istatistiksel analizlerinin sonucunda virüs ile infekte olmuş ancak latent durumda ki CD4+ T hücreleri işaretlemeyi başarmışlar. Bunun sayesinde HIV-1 temelli bir aşı veya LRA üretilmesi bu hücreleri tekrar aktivite edebileceğini ve CTL ile de yok edilebileceğini belirtiyorlar. Bu arada CTL (Cytotoxic T Cell) asıl görevi vücutta başkalaşım göstermiş hücreleri yok etmektir. CTL kanser hücrelerini, retro virüsler ile infekte olmuş hücreleri veya farklı sebeplerle hasara uğramış hücreleri yok etmekle görevli bağışıklık sistemi hücreleridir.

En önemli cümle şu "MDC1-induced CTL effectively kill MDC1-exposed CD4+ T cell targets harboring replication-competent HIV-1" yani MDC1 ile belirlenmiş CD4+ T cell(Burada latent hücrelerden bahsediyor) CTL tarafından başarılı bir şekilde yakalanıp yok edilebilmiş.

Şimdi daha anlaşılabilir şekilde açıklayayım :

Facebook' u düşünün ve Facebook da şimdiye kadar bütün kullanıcıları tarafından yazılmış yorumlar, mesajlar, paylaşımlar hepsini bir araya koyun göreceksiniz ki kattirilyonların üzerinde kelimeler olacak. Peki biz IT ciler bu kelimeleri nasıl ayırt edip hızlıca sonuçlarını kullanıcılara veriyoruz? Bu verileri indexliyoruz ve bu şekilde hızlıca hedef veriye ulaşıyoruz. Indexlerken elbette belli kullandığımız kelimelere spesifik yapılar oluşturuyoruz. Bu yapıları oluştururken elimizde çok önemli belirleme mekanizmaları var örneğin alfabetik sıra vb.

İşte vücudumuz da virüsleri yok ederken kattirilyonların üzerinde ki hücreler içerisinde hangilerinin virüs ile enfekte olduğunu belirleyip bağışıklık sistemi hücreleri sayesinde bunları vücuttan temizliyorlar. Temizleyemediği noktalarda antiviral, antiretroviral ilaçlar devreye giriyor. Bakteri tarzı enfeksiyonlar içinse genelde antibiyotikler devreye giriyor. Ve bu enfekte olmuş olan hücreler hala aktif olduğundan ve protein yapıları da değişmiş olduğundan kolayca bağışıklık sistemimiz tarafından bulunabiliyor ve kattirilyonlarca hücre içerisinden ayırt edilebiliyorlar.

Eğer HIV latent olarak kendisini saklama kabiliyeti olmasaydı en basit grip virüsünden bile etkisiz bir virüs olacaktı. Bir akşam ateşlenip sabaha iyileşmiş olarak kalkilabilecekti Çünkü vücut zaten antijenlerini oluşturmuş ve bağışıklık kazanmış olacaktı. Onun için ilk bulaştığında grip hastalığı gibi hastalanıyor 1 hafta gibi bir süre sonra iyileşiyor ondan sonra vücut antijen üretmiş olduğundan uzunca süreler farkedilmiyor, sağlıklı bir şekilde yaşanıyor. Ancak virüs latent noktalara bağışıklık sistemi hücreleri ulaşamadığından sürekli yeni virüsler oluşuyor ve vücut sürekli bir savaş halinde kalıyor. Ne zaman ki artık virüs yüzünden bağışıklık sistemi iyice yıpranıp(CD4 200 altına inmesi) AIDS evresine ulaşıldığında yine zavallı HIV ölüm sebebi olmuyor, basit bir grip, basit bir bakteriyel enfeksiyona bile cevap veremediği için vücut, çok basit bir hastalık bir anda çok ağır bir hastalık oluyor.

Ancak HIV o kadar zayıf bir virüs ki maalesef vücut tarafından baskılanması durumunda hücre içinden dışarı çıkamıyor ve kendisini replicate(kopyalayamıyor) orada öylece takılıp kalıyor. Netice itibariyle bağışıklık sistemi hücrelerimiz bunları bulamıyorlar. Bunları tekrar aktif etmek için kick veya shock yöntemi arayışları yapılıyor ancak henüz net bir başarı elde edilmiş değil. İşte bu sebeple tamamen vücuttan atılamıyorlar. Ne zaman ilaçlar kullanılmaz ise virüs tekrar aktif oluyor ve hatta direnç geliştirebiliyorlar. İlginçtir ki retro virüsler adoptable virüsler kendilerini bulundukları ortama adapte edebiliyorlar. İşte biz buna direnç gelişimi diyoruz. Böylece ilaç kullanımı bırakıldığında bir süre sonra(aslında uzunca bir süre) otomatik olarak başkalaşım değiştirip tekrar aynı ilaç kullanılsa bile aktif davranabiliyorlar.

Yukarıda ki makale işte bu kick and kill yönteminin kick diğer bir deyişle shock kısmını başarabildiklerini ve bu sayede CTL (bağışıklık sistemi hücreleri) tarafından bu virüslerin bulunup yok edilebildiğini işaret ediyor.
Çok güzel ve anlaşılır anlatmışsin tebrik ederim. İlaç mümessili vb. Belki de uzman doktorsun. Senin gibi insanlara ihtiyaç var sağolasın.

Barış

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 218
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #10 : Nisan 10, 2019, 02:42:27 ÖS »
Verem mikrobu 1 asır can aldı. Bence hiv tedavisi çok hızlı ilerliyor. Hapimi içer günümü yaşarım. Zaman zaman göreceli bir kavram güzel bir gün kötü 1  yıllık yaşamdan hayırlıdır. Bugünü güzel yaşayalim ki, yaşadığımız hayattan pişmanlık duymayalim...

hivpozitif

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 93
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #11 : Nisan 10, 2019, 10:32:57 ÖS »
Tedavinin er geç ( kapitalist sistemin dayatmalarına rağmen ) bulunacağına inanıyorum. Kendim de hiv / aids / tedavi haberi veren siteleri takip ediyorum. Ama bir yandan da kendimi " uçurtmayı vurmasınlar " filmindeki " af çıkacak " sahnesindeki ümidi yaşar halde buluyorum. Bir yandan gülüp bir yandan ağlıyorum  :D :'(

Hivhaber

  • Ziyaretçi
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #12 : Nisan 10, 2019, 10:40:29 ÖS »
Ben tedavinin geleceğine inanmıyorum.

Zaten su anda tedavi oluyorsunuz. Hiv in tedavisi var. Sadece kronik durumdan kurtulmak ise tedavi dedigimiz sey, tansiyon, seker v. b. rahatsizliklarin da mi tedavisi yok.

Hiv+ bireyleri uzen tek sey onyargilar ve toplumun bakis acisi. Yoksa saglik gayet normal. Hani derler ya turp gibi, tasi siksa suyunu cikarir misali.

Aydınlıktakiyolcu

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 207
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #13 : Nisan 10, 2019, 11:39:26 ÖS »
Bugün şeker hastası 22 yaşında bir çocukla tanıştım. Günde 4 insülin yanında gezdiriyor arabasına dolap almış insülin koymak için. Yemek sorunları var. Dışarda şunu canım çekti yiyemiyorum diyor. İnsülin almazsa şekeri fırlar sa yada düşerse 5 saat içinde beyin ölümü gerçekleşebiliyor ilerlerse eli ayağı kesilebiliyor. Dışardan şeker hastası gibi durmuyor ulan düşündüm de ben yaşayamazfim dedim oyle. Keşke bizde de önyargı yadırgama olmasa ama türk milleti işte siyasete bakın anlarsınız halini

blackk

  • Üye
  • *
  • İleti: 46
Ynt: Tedavi için geri sayım:))
« Yanıtla #14 : Nisan 11, 2019, 12:06:27 ÖÖ »
Güzel yazmış @Hivhaber şeker ve tansiyonun hatta kalp hastalıginin  tedavisi var ama kronik ilaç vs tedavisi, hiv de şuan öyle tedavisi var ama kronik, aşılmaya çalışılanda bu ama bende inanmıyorum aşılacağına, ilaç sektörü bukadar büyük bi altın yumurtlayan tavuğu kesmez, bir yandanda rekabet herşeyi tetikleyebilir.  izlemesi çok heyecanlı bi filmin içinde gibiyiz 😳
« Son Düzenleme: Nisan 11, 2019, 12:07:29 ÖÖ Gönderen: blackk »

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
5 Yanıt
2426 Gösterim
Son İleti Ekim 31, 2018, 10:21:45 ÖS
Gönderen: Angelowic
4 Yanıt
1800 Gösterim
Son İleti Ekim 25, 2018, 06:55:54 ÖS
Gönderen: Pozitifist
9 Yanıt
1209 Gösterim
Son İleti Eylül 18, 2019, 11:55:08 ÖÖ
Gönderen: turuncu
23 Yanıt
2883 Gösterim
Son İleti Ocak 05, 2020, 10:17:29 ÖS
Gönderen: ZEYTİN
4 Yanıt
538 Gösterim
Son İleti Eylül 29, 2020, 06:55:08 ÖÖ
Gönderen: iss