Gönderen Konu: PARIS IAS 2017 'den haberler  (Okunma sayısı 3360 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

iparilogos

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 62
Ynt: PARIS IAS 2017 'den haberler
« Yanıtla #15 : Ağustos 15, 2017, 04:45:30 ÖS »
Yani enfekte olanlar icin bir iyilestirme saglamiyor o zaman. Peki bagisiklik kazandiran bir asi varolan virusleri de yenemez mi ?
J&J tibbi malzeme ve ilac uretiminde dunya liderlerinden biri, fakat biz onu bebek urunleri ile taniyoruz.

Hiv ve Aids

Ynt: PARIS IAS 2017 'den haberler
« Yanıtla #15 : Ağustos 15, 2017, 04:45:30 ÖS »

Mavera

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 6287
Ynt: PARIS IAS 2017 'den haberler
« Yanıtla #16 : Ağustos 15, 2017, 11:02:52 ÖS »
Bağışıklık kazandıran aşı virüsün tutunmasını yani hücrelere yerleşmesini engelleyebilir

Ama hiv pozitif olduğumuz zaman bunun için çok geç. Hiv artık hücrelerimizin genetik bilgisine dna'sına işlenmiş durumda. Yani kabaca bir benzetmeyle saç rengi, göz rengi gibi genetik ve değişmez bir özelliğimiz/ayrılmaz bir parçamız artık hiv pozitif olmamız. Bu hücrelerimize işlenmiş hiv'i çekip çıkarmak için daha ileri yöntemler/gen tedavisi yani genetik düzeyde işlem yapmak lazım. O yüzden çok zor. Şu an kesin bilinen tek yöntem zamanı geri almak o virüsün hücremize hiç girmemiş olmasını sağlamak o da bilimsel olarak imkansız.

Kullandığımız ilaçlar hiv'in kanda çoğalmasını bize zarar vermesini engelliyor. Depo hücrelere yerleşmiş genetik hiv bilgisine dokunamıyor bu yüzden ilaca ara verirsek hastalık hemen kaldığı yerden devam ediyor.
UYARI: Hiç bir laboratuarla maddi manevi iş birliğim yoktur. Aksini iddia edenler kanıtlamakla yükümlüdür! Burada paylaştığım bilgiler güvenilir internet sitelerinden/güncel rehberlerden ve kendi doktorumdan edindiklerimdir. Tatmin olmayan kişiler enfeksiyon uzmanı dra danışmakta özgürdür.

lifeisagame

  • Ziyaretçi
Ynt: PARIS IAS 2017 'den haberler
« Yanıtla #17 : Ağustos 16, 2017, 12:34:23 ÖÖ »
Yani enfekte olanlar icin bir iyilestirme saglamiyor o zaman. Peki bagisiklik kazandiran bir asi varolan virusleri de yenemez mi ?
J&J tibbi malzeme ve ilac uretiminde dunya liderlerinden biri, fakat biz onu bebek urunleri ile taniyoruz.
Aşı demek tanım olarak hastalıklara karşı bağışıklık sağlama amacıyla insan vücuduna verilen, zayıflatılmış yada ölü hastalık virüsü demek yani hasta olan kişilere değil hastalığa henüz yakalanamamış kişilerin yakalanmasını engellemek için uygulanan bir önleyici tedavi yöntemi. Hastalığa yakalanmış kişilere aşının bir faydası olmaz. Hiv öyle akıllı bir virüs ki bir defa vücuda girdiği anda resmen vücudun kontrolünü ele geçiriyor. Üremesi engellense bile kendini latent formda gizliyor, çok çabuk mutasyona uğruyor hepsi hayatta kalabilmek için gerçekten hayranlık uyandıran bi virüs, çok yetenekli, tam bir survivor. 30 seneyi aşkındır hala yeryüzünden silemedi hiç kimse ama bu gen düzenleme çalışmaları sayesinde yolun sonuna gelmek üzere bence.

Hiv ve Aids

Ynt: PARIS IAS 2017 'den haberler
« Yanıtla #17 : Ağustos 16, 2017, 12:34:23 ÖÖ »

wulfwulf

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 89
Ynt: PARIS IAS 2017 'den haberler
« Yanıtla #18 : Ağustos 16, 2017, 04:02:17 ÖS »
bu konferans gelecek sene Amsterdam'da yapılacak ve ben de orada olmayı planlıyorum. Düşünen varsa kaleye mum diksin.  ;D ;D
Ben de gitmeyi düsünüyorum. Gidenler olursa haberleselim.  ;)
Tani: 08.05.2017 - Ilac: Triumeq
-------------------------------------------
CD4: 472, RNA: 108000 - 01.06.2017
CD4: 605, RNA: 144 - 06.07.2017 :)
CD4: 635, RNA: Undetectable - 05.10.2017 :D
CD4: 645, RNA: Undetectable - 08.01.2018
CD4: 625, RNA: Undetectable - 12.04.2018

iparilogos

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 62
Ynt: PARIS IAS 2017 'den haberler
« Yanıtla #19 : Ağustos 16, 2017, 04:37:23 ÖS »
3 kisi olduk galiba :)

Matland

  • Ziyaretçi
Ynt: PARIS IAS 2017 'den haberler
« Yanıtla #20 : Ağustos 17, 2017, 07:50:59 ÖS »
http://www.thebodypro.com/content/80315/hiv-pipeline-drugs-ias-2017-update.html?ic=tbhwnbox

Bence Paris konferansının en önemli sonucu buydu. İlaç çalışmalarından bahsediyorum. Neler oluyor neler bitiyor? Gelecek bizlere ne vaad ediyor. Çok önemli bir link. İngilizce bilmeyen arkadaşlar için yorumlayayım.

İLAÇLAR

Dorunavir - Cobicistat - Emtricitabine - Tenofovir - Alafenamide (D/C/F/TAF) : Bu ilaç 3. fazdaymış ve gayet iyi gidiyormuş. Truvada'nın gelişmiş versiyonu diyebiliriz. Böbrekler ve kemikler için çok daha olumlu sonuçlar vermiş. 2016 yılı Eylül ayında piyasaya sürülmek için onay başvurusunda bulunmuşlar. En yeni ilaç olarak piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Bictegravir / F / TAF : Bildiğiniz üzere kullandığımız ilaçlar etken madde artırıcı içeriyor. Yani boosting dediğimiz şey. Buna ben tetikleyici diyorum. Mesela Stribild boosting etkeni elvitegravir. İşte bictegravir tetikleyiciye ihtiyaç duymuyor ve yemekle birlikte alınma zorunluluğu yok. Geçtiğimiz Haziran ayında onaya sunulmuş 2018 Şubat'ta karar verilir diyorlar.

Doravirine / FTC / TDF : Ben bu ilacın çıkmasından çok memnun değilim. Bildiğiniz az gelişmiş ülkeler için çıkartılan bir ilaç. Bir kere TDF içeriyor. Ve Doravirine yukarıda saydıklarımla kıyaslayınca eski sayılabilecek ilaç kombinasyonlarıyla kullanılıyor. Fiyatı tabiki ucuz olacak. Çünkü teknoloji eski. Sanırım maddi yetersizliklerden dolayı ilaca erişemeyenler ilaç alsınlar diye oluşturulmuş. Önümüzdeki dönemde doravirine'ye dikkat edelim derim. Eski ilaçların neden olduğu uykuda güçlük, depresyon gibi yan etkiler azaltılmış halde eski ilaçların tekrar piyasaya sürülmesinden başka birşey değil. Bir böbrek katkısı yok mesela. Tedavi masrafları düşsün diye bu ilaç yazılmaya başlanmaz umarım.

MK - 8591 (EFdA) : Ben bu ilacı ilk defa duyuyorum belki daha önce tartışılmıştır. Yalnız henüz daha bebek. Özelliği ise şu: Kullanım yarı ömrü uzun, hem tedavi hem PrEP niyetine koruma amaçlı kullanılıyor. Haftada bir hap şeklinde yutuluyormuş. Hatta PrEP amaçlı kullanıldığında etkisi 1 yıla kadar çıkıyormuş. Valla etkilenmedim desem yalan olur. Deneklere iki farklı gramajda verilmiş bu ilaç. 1 haftada viral yük çok ciddi oranda düşmüş. Ne kadar yüksek dozda kullanılırsa etkisi de o kadar çok oluyormuş ve doz ayarlaması yapabiliyorsun. Maalesef deneklerden biri demiş ben ART'ye dönmüyorum ve bu da ilacın yasal denemesini sekteye uğratmış. Ama bu adamda da ne viral yük artmış ne de direnç gelişmiş. Valla devrim gibi. Benden 10 numara 5 Yıldız aldı bu ilaç.

Fostemsavir : Faz 3 çalışmasına bir örnek daha. İlk defa duyuyorum. Yine direnç geliştirmiş hastalar için bir seçenek. 2020'ye kadar faz 3'de kalmaya devam edecekmiş. Biz de bu sürede izleyeceğiz ilacı. Kullanım sırasında Methadon ve Buprenorfin artmış. Ne demek olduğunu tıp fakültesi okuyan arkadaşlar açıklarlarsa iyi olur.

AŞILAR

Elsulfavirine : Yine yeni bir isim, yeni bir ilaç. Uzun zamandan sonra Paris'te hakkında bilgi verilmiş. Orta gelirli ülkeler için geliştirilmiş (!) Kapitalizm senden nefret ediyorum. Köpeklerde derialtı ve kas doksundan olmak üzere iki şekilde enjekte yoluyla deneme yapmışlar. Bir de tetikçisi var (VS-1500 A) 4 haftaya kadar etkili olduğu görülmüş.

Cabotegravir / Rilpivirine LA : ART tedavisiyle kıyaslayınca aşıların iki formüllü yani iki etken maddeli olduğunu görüyoruz. Bunların deneme süreçleri biraz karışıkmış. Ve henüz faz2'de bu aşı. Faz 2 sonuçlarına göre öyle bir yan etki görülmemiş ama aşı yapılan yer tepki vermiş. Bu tepki öyle abartılacak birşey değil, bir haftada geçmiş. Deneyenler çok memnun kalmış aşıdan. 4 hafta ila 8 hafta arası bir aşılama periyodu öngörülüyor.

Ibalizumab : Bu aşı bir monoklonal. Yani bir hücrenin proteininden üretilmiş. Diğer bir ifadeyle diğer ilaçlar ya da aşılar gibi kimyasal bir madde değil. 10 yıldır üstüne çalışılan bir aşı. Hücreye hiv girişini engellemeyi amaçlıyor. Özellikle direnç geliştirmiş hastalarda denenmiş. Sonuçlar hakkında birşey söylenmemiş sadece direnç geliştirenlerde ilerlendiğini biliyoruz. Ben bu aşı için umutluyum. Çünkü bir antibody. Umarım artık sonuca ulaşırlar. 10 yıl oldu yahu!

Matland

  • Ziyaretçi
Ynt: PARIS IAS 2017 'den haberler
« Yanıtla #21 : Ağustos 23, 2017, 10:11:15 ÖS »
ortalama tedaviye başlama CD4 oranı dünyada 300'ün üzerine çıkmış ama hala 350 olmamış. Yani insanlar ortalama cd4 leri 300 civarındayken tedaviye başlıyorlarmış. 2015 yılından beri cd4 kaç olursa olsun teşhis konulur konulmaz tedaviye başlanması tavsiye ediliyor. Tanı alanların da %25'i maalesef AIDS aşamasında tedaviye başlıyormuş.  Tanı alır almaz tedaviye başlamanın sağlık açısından faydası görülmüş, ispatlanmış. Tanı alıp da CD4 lerine güvenenlere duyrulur.

http://www.natap.org/2017/IAS/IAS_09.htm

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
2 Yanıt
2089 Gösterim
Son İleti Mayıs 07, 2018, 12:31:24 ÖÖ
Gönderen: hivpozitif
1 Yanıt
1191 Gösterim
Son İleti Aralık 22, 2018, 12:02:19 ÖÖ
Gönderen: dnzylmz24
61 Yanıt
8289 Gösterim
Son İleti Ocak 10, 2020, 12:24:34 ÖÖ
Gönderen: Angelowic
4 Yanıt
1722 Gösterim
Son İleti Mayıs 08, 2019, 08:25:20 ÖÖ
Gönderen: Trope
26 Yanıt
3404 Gösterim
Son İleti Aralık 24, 2019, 12:37:22 ÖÖ
Gönderen: ZEYTİN