Mavi-Banner

Gönderen Konu: tedavi görmeyen hiv pozitif bireylerde beyin atrofisi  (Okunma sayısı 1491 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

acilatt42

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 14
« Son Düzenleme: Nisan 09, 2019, 03:14:42 ÖS Gönderen: Angelowic »

Hiv ve Aids

tedavi görmeyen hiv pozitif bireylerde beyin atrofisi
« : Nisan 06, 2019, 11:44:34 ÖS »

umutnerde

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 210
Arkadaşım okuduğunu sen mi yanlış anladın ben mi açıklama bambaşka bir konuyu anlatıyor. Gen terapisiyle iyileşen ve hivden eser kalmayan hastaları konu alıyor. Bunu  uygularken beyni hedef almamak vs vs gibi açıklamalar.

Angelowic

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 3760
  • Nefes alıyorsak, Umut var demektir 🌹
Merhaba @acilatt42

Sen şu tam bir yıl önce bu zamanlar eline ameliyathanede iğne batan ve ameliyat masasındaki hastadan hiv bulaşı olan kişi değil misin? Nerelerdesin sen yahu.

1 yıl ara vermişsin. Neler yaptın bakalım. Pat diye çıkıp böyle insanı demoralize eden asılsız haberler paylaşıyorsun. Bi hâl hatır sor önce ;)

Nisan 2018den beri alışabildin mi bari hiv ile yaşamaya, kız arkadaşın ne oldu?

Hiv ve Aids


çaçaron

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 154
HIV Beyine Yerleşerek Demans Riskini Artırıyor
HIV'i sadece kan dolaşımında değil, beyin ve omurilikte de bağışıklık hücrelerini hedef alıyor. AİDS Olmasanızda demans riskiniz yüksek.

AIDS'e neden olan HIV virüsünün, istilacı mikroorganizmalarla savaşmaktan ve habis kanserleri bastırmaktan sorumlu olan bağışıklık sistemi hücrelerini hedefleyip etkisiz hale getirdiği uzun zamandır bilinmektedir. Daha yakın zamanlarda, araştırmacılar ayrıca HIV'i sadece kan dolaşımında değil, beyin ve omurilikte de bağışıklık hücrelerini hedef aldıklarını ve HIV'in bir kişinin vücudunda uzun yıllar boyunca uyuyabileceğini öğrenmişlerdir. Dr. Habibeh Khoshbouei, bu problem üzerinde çalışmış ve HIV'de beynin bir sonucunun yaşa bağlı hastalıkların çok daha erken geliştiğini öğrenmiştir. Buna Alzheimer ve Parkinson hastalığı gibi nörolojik durumların yanı sıra uyuşturucu bağımlılığına karşı artan duyarlılık da dahildir.

HIV etkileri tedaviye rağmen devam ediyor

20 yıldan uzun süredir, antiretroviral ilaçların güçlü ilaç kombinasyonları HIV enfeksiyonu olan kişileri tedavi etmek için kullanılıyor. Bu ajanlar 36 ila 49 yaşlarındaki HIV ile enfekte hastalar için yaşam beklentisini dramatik bir şekilde artırdı. Kombinasyon antiretroviral tedaviler (CART) kandaki viral yükleri tespit edilemeyen seviyelere indirse de, HIV, merkezi sinir sistemi içinde saklanabilir. Beyinde mikroglia adı verilen hücrelerin genomlarına entegre olabilir(beynin bağışıklık hücreleri).

Beyinde, HIV viral proteinler üretmeye devam eder ve beyinde hem enfekte hem de enfekte olmayan hücrelere zarar verir, bunama, bağımlılık ve diğer nörolojik problemler için riski artırır. HIV'li herkes bunu deneyimleyecektir. Çünkü HIV genomla bütünleşir ve tedavi için gerekli olan CART kan beyin bariyerini aşamaya**k beynin içine geçme sorunları yaşar.

HIV proteinleri dopamin seviyesini düzensizleştirir

“HIV enfeksiyonu ve nörolojik hastalık arasındaki bağlantıyı araştırmak için HIV viral proteini düzeylerini kontrol edebileceğimiz bir fare kullandık. Laboratuvarımızda HIV-1 Tat olarak adlandırılan bir HIV proteininin beyinde bir nörotransmitter olan dopamin üretimi için gerekli olan önemli bir proteinin seviyesini azalttığını keşfettik” Diyor Florida Üniversitesi’nden Doug Miller.

Dopamin, merkezi sinir sistemindeki nöronlar ve kandaki bağışıklık hücreleri tarafından üretilir. konfokal mikroskop kullanarak, meslektaşlarım ve ben HIV-1 Tat proteini içeren farelerin beyinlerinde dopamin üreten alanları ayrıntıları görmek için dikkatlice inceledik ve nöronların canlı olduğunu keşfettiğimizde şaşırdık. Keşfettiğimiz nöronlar normalde dopamin üretmesi gerekirken üretemedi. Ayrıca, bazı nöronlarda tirozin hidroksilaz adı verilen dopamini yapmak için gerekli olan bir enzimin artık tespit edilemediğini de bulduk. Bu farelerin çok fazla dopamin yapamayacağını gösterir.

Glia dergisinde yayınlanan araştırma sonuçları, HIV hastalarının beyindeki dopamin düzeylerini bozmaya bağlı nörolojik ve nöropsikiyatrik hastalıklara karşı daha savunmasız olduklarını ortaya koymaktadır. Mikroglial hücreler HIV-1 Tat proteinini salgıladığında, dopamin nöronlarına girerek aktivitelerini azaltabilir, böylece daha az dopamin üretirler. Bu, beyindeki hücrelerin birbiriyle iletişim kurma yeteneklerini azaltır. Ayrıca, beyindeki substantia nigra olarak adlandırılan bir bölgesindeki düşük dopamin seviyesi sonucu Parkinson hastalığı yanısıra metamfetamin ve kokain gibi maddelere bağımlılığa neden olarak ön plana çıkar. Hastaların beyindeki HIV enfeksiyonunun uzun vadeli sonuçlarını tersine çeviren tedavilere ihtiyacı var.

Kaynak: https://theconversation.com/hiv-lies-dormant-in-brain-increasing-risk-of-dementia-but-how-96621
file:///C:/Users/bn/Downloads/hiv-aids-kursu-oturum-3-yaslanan-hastada-hiv.pdf
« Son Düzenleme: Nisan 07, 2019, 10:31:48 ÖÖ Gönderen: çaçaron »

iss

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1322
HIV Beyine Yerleşerek Demans Riskini Artırıyor
HIV'i sadece kan dolaşımında değil, beyin ve omurilikte de bağışıklık hücrelerini hedef alıyor. AİDS Olmasanızda demans riskiniz yüksek.

AIDS'e neden olan HIV virüsünün, istilacı mikroorganizmalarla savaşmaktan ve habis kanserleri bastırmaktan sorumlu olan bağışıklık sistemi hücrelerini hedefleyip etkisiz hale getirdiği uzun zamandır bilinmektedir. Daha yakın zamanlarda, araştırmacılar ayrıca HIV'i sadece kan dolaşımında değil, beyin ve omurilikte de bağışıklık hücrelerini hedef aldıklarını ve HIV'in bir kişinin vücudunda uzun yıllar boyunca uyuyabileceğini öğrenmişlerdir. Dr. Habibeh Khoshbouei, bu problem üzerinde çalışmış ve HIV'de beynin bir sonucunun yaşa bağlı hastalıkların çok daha erken geliştiğini öğrenmiştir. Buna Alzheimer ve Parkinson hastalığı gibi nörolojik durumların yanı sıra uyuşturucu bağımlılığına karşı artan duyarlılık da dahildir.

HIV etkileri tedaviye rağmen devam ediyor

20 yıldan uzun süredir, antiretroviral ilaçların güçlü ilaç kombinasyonları HIV enfeksiyonu olan kişileri tedavi etmek için kullanılıyor. Bu ajanlar 36 ila 49 yaşlarındaki HIV ile enfekte hastalar için yaşam beklentisini dramatik bir şekilde artırdı. Kombinasyon antiretroviral tedaviler (CART) kandaki viral yükleri tespit edilemeyen seviyelere indirse de, HIV, merkezi sinir sistemi içinde saklanabilir. Beyinde mikroglia adı verilen hücrelerin genomlarına entegre olabilir(beynin bağışıklık hücreleri).

Beyinde, HIV viral proteinler üretmeye devam eder ve beyinde hem enfekte hem de enfekte olmayan hücrelere zarar verir, bunama, bağımlılık ve diğer nörolojik problemler için riski artırır. HIV'li herkes bunu deneyimleyecektir. Çünkü HIV genomla bütünleşir ve tedavi için gerekli olan CART kan beyin bariyerini aşamaya**k beynin içine geçme sorunları yaşar.

HIV proteinleri dopamin seviyesini düzensizleştirir

“HIV enfeksiyonu ve nörolojik hastalık arasındaki bağlantıyı araştırmak için HIV viral proteini düzeylerini kontrol edebileceğimiz bir fare kullandık. Laboratuvarımızda HIV-1 Tat olarak adlandırılan bir HIV proteininin beyinde bir nörotransmitter olan dopamin üretimi için gerekli olan önemli bir proteinin seviyesini azalttığını keşfettik” Diyor Florida Üniversitesi’nden Doug Miller.

Dopamin, merkezi sinir sistemindeki nöronlar ve kandaki bağışıklık hücreleri tarafından üretilir. konfokal mikroskop kullanarak, meslektaşlarım ve ben HIV-1 Tat proteini içeren farelerin beyinlerinde dopamin üreten alanları ayrıntıları görmek için dikkatlice inceledik ve nöronların canlı olduğunu keşfettiğimizde şaşırdık. Keşfettiğimiz nöronlar normalde dopamin üretmesi gerekirken üretemedi. Ayrıca, bazı nöronlarda tirozin hidroksilaz adı verilen dopamini yapmak için gerekli olan bir enzimin artık tespit edilemediğini de bulduk. Bu farelerin çok fazla dopamin yapamayacağını gösterir.

Glia dergisinde yayınlanan araştırma sonuçları, HIV hastalarının beyindeki dopamin düzeylerini bozmaya bağlı nörolojik ve nöropsikiyatrik hastalıklara karşı daha savunmasız olduklarını ortaya koymaktadır. Mikroglial hücreler HIV-1 Tat proteinini salgıladığında, dopamin nöronlarına girerek aktivitelerini azaltabilir, böylece daha az dopamin üretirler. Bu, beyindeki hücrelerin birbiriyle iletişim kurma yeteneklerini azaltır. Ayrıca, beyindeki substantia nigra olarak adlandırılan bir bölgesindeki düşük dopamin seviyesi sonucu Parkinson hastalığı yanısıra metamfetamin ve kokain gibi maddelere bağımlılığa neden olarak ön plana çıkar. Hastaların beyindeki HIV enfeksiyonunun uzun vadeli sonuçlarını tersine çeviren tedavilere ihtiyacı var.

Kaynak: https://theconversation.com/hiv-lies-dormant-in-brain-increasing-risk-of-dementia-but-how-96621
file:///C:/Users/bn/Downloads/hiv-aids-kursu-oturum-3-yaslanan-hastada-hiv.pdf


Ne kadar da kötü bir haber.
Sakladığın sır senin esirindir.
Açığa vurursan sen onun esiri olursun.

çaçaron

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 154
hiv- lerde  65  yaş üstü yaşlı kabul edilirken hiv+ lerde 50 üstü yaşlı olarak kabul ediliyor . hiv hediye olarak yanında birsürü komorbiditeye sebep olabiliyor. yaşlılığımız aileye ve topluma yük olarak  bahsedilmiş başka bir sunumda . gelecekte neler yaşayacağız allah bilir .
ben şimdiden nörokognutif bozukluk yaşadığımı düşünüyorum . eskiye kıyasla anlayamama . yazılan şeyleri okuyamama okurken takılma düşünce akışında bozukluk unutkanlık vs. hiv beyinmakrofajlarını dumura uğratarak dopamini azaltarak  yolağı sekteye uğrattıgından bahsetmiş sigara dopaminerjik etkisinden dolayı sigara içen bırakamayan hiv+lerin bunama oranı sigra içmeyen - lere göre daha az falan denecek belkide  .
hiv dopamini azaltarak madde bagımlılıgına yatkın hale getiriyor +leri . dopamin deşarjı için madde  sigara bagımlılıgına yöneliyor vucut . eksikliğinde parkinson vs oluşuyor . dopamin ölçümüne bakılıyormu bizim hiç bilmiyorum.  enfeksiyoncuların çogu  tanı alanı diğer bölümlere konsülte dahi etmiyor .  kronik enflamasyondan dolayı antilipiti tüm pozitifler almalı dedikleri gibi belli bi yaş üstüne  nörolojik semptomlu hiv+ lere, serum dopamini düşük olanlara dopamin agonistleri de önerecekler belki ilerde .sadece tahmin . 
hiv bir ilaçla yönetilebilen basit bi hastalık diye yeri geliyor avunuyoruz ama dışı seni yakar içi beni kabilinden birsürü eş sağlık sorununun riskini arttırıyor . kendisi başlı başına illet bir hastalıkken çoğu büyük sağlık sorunu içinde majör risk faktörü oluyor . inş tam kürle arınırız bu illetten
« Son Düzenleme: Nisan 07, 2019, 07:18:35 ÖS Gönderen: çaçaron »

Trope

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 310
Okurken Abov dedim. E napıcaz peki kendimizi korumak için, belki demans vb hastalıklar için erkenden doğal yollarla takviye yapılamaz mı ?

Hivhaber

  • Üye
  • *
  • İleti: 39
Arkadaslar bu çok bilinen bir durum. Bu sadece hiv+ bireyler için geçerli degil. Depresif bireyler de de çok sik goruluyor. Bunun için bol spor duzenli beslenme ve muzik özellikle klasik muzik dinlemek oneriliyor. Bu nedenledir ki menenjit geciren hastalarda bu tarz yontemler uygulaniyor. Hiv- olan bir birey için de geçerli bunlarin tamami. Ayrica hiv ve alzehimer arasında ki bag ilerlemis evrede tedavi olmayanlar için geçerli. Bu arada sanoyor musunuz ki sadece hiv virusu beyni etkiliyor. Grip bile etkili. Virus baskilandikca hiç bir sorun yok. Makale arayacaksaniz size öyle tibbi makaleler bulabilirim ki basit bir ucuk nedeniyle beyin hucre olumunu ve sonrasinda yetilerini kaybetme ihtimalinden tutun da olume kadar gider. Çok saçma bir Makale olmus. Ayrica bahsettiginiz durumlar sadece vesvese inanin bana hiv su anda ilaç kullandikca hiç bir faydası veya zarari olmayan nasirdan farksiz.

mucizelereinan

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 262
Bunu yıllardır söylüyorum. HİV oyle  “her gun bir ilac aliyorsun o kadar” denilecek bir şey  degil. Bu yuzden ilac almanin yanısıra kendimize ekstra ekstra iyi bakmamız gerekiyor. Dogal ve sağlıklı beslenme, stres yönetimi, alkol-sigara-uyuşturucu üçlüsünden uzak durmak, spor, güneş ışığı, temiz hava gibi tüm faktörler de çok önemli. Demansın ilacı yok önceden alınabilecek ama bulmaca çözmek, yabancı dil öğrenmek gibi aktiviteler demansın başlamasını çok ciddi şekilde önlüyor. Bir de şekersiz beslenme demansı önleyen faktörlerden biri. Şeker zaten bağışıklık sisteminin en büyük düşmanı...
« Son Düzenleme: Nisan 07, 2019, 11:37:18 ÖS Gönderen: mucizelereinan »

Hivhaber

  • Üye
  • *
  • İleti: 39
Mucize ve cacaron size bazi konularda katilmiyorum. Evet negatif pozitif herkes kendisine bakmali ama ilaclari duzenli kullandikca oyle çok esrarengiz Yan etkileri olan bir virus degil. Vucutta var ama cogalamiyor. Ayrica rezerv durumda ve hiç bir aktivitesi yok. Keske dediginiz gibi zarar verebiliyor olsa bagisiklik sistemi aninda yakalayip yok edecek ama maalesef hiç bir aktifliği yok. Aktif olsaydi inanin bana kick and kill yöntemi ile çoktan Vucutta barinamazdi. Çok basit grip virusu daha etkili olmasina ragmen saklanamadigi için yok oluyor. Hiv butun hucrelere bile saldirmaktan aciz zavalli bir virus.
« Son Düzenleme: Nisan 07, 2019, 11:43:55 ÖS Gönderen: Hivhaber »

benburak

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 75
Ynt: arkadaşlar hiv pozitif olmak gerçektende beyni atrofiyemi uğratıyor
« Yanıtla #10 : Nisan 08, 2019, 12:38:03 ÖÖ »
Benim doktorum beni nöroloji, kadriyoloji ve göz hastalıklarına konsülte etti. Ama sifilizin etkilerini görmek için yönlendirdi. Bu  arada, daha önce tedavi almadan bunu yaşamışım sanırım geçmişte. Haftalık üç iğne verdi ve bahsettiğim ilgili polikliniklere yönlendirdi.
Nihayet aşılarımı da sordum. Şu an cd4'lerim çok düşük olduğu için aşıları yükseldikten sonrası için planlamış.

pozitron

  • Üye
  • *
  • İleti: 42
Ynt: arkadaşlar hiv pozitif olmak gerçektende beyni atrofiyemi uğratıyor
« Yanıtla #11 : Nisan 08, 2019, 09:55:32 ÖÖ »
Sabah sabah korkunç moral bozucu makale ve yorumlar, ben şahsen 44 yaşındayım tanı alalı 1 sene oldu. 8 aydır negatifim.

Biraz kolestrol dışında yaşıtlarıma göre domuz gibi saglıklıyım, bırak 50 sinden sonra emekliliği ölene kadar çalışmak istiyorum. Isviçreli bilim adamlarıda .okumu yesin  8)

Brew7641

  • Üye
  • *
  • İleti: 37
Ynt: arkadaşlar hiv pozitif olmak gerçektende beyni atrofiyemi uğratıyor
« Yanıtla #12 : Nisan 08, 2019, 10:27:07 ÖÖ »
Arkadaslar bu çok bilinen bir durum. Bu sadece hiv+ bireyler için geçerli degil. Depresif bireyler de de çok sik goruluyor. Bunun için bol spor duzenli beslenme ve muzik özellikle klasik muzik dinlemek oneriliyor. Bu nedenledir ki menenjit geciren hastalarda bu tarz yontemler uygulaniyor. Hiv- olan bir birey için de geçerli bunlarin tamami. Ayrica hiv ve alzehimer arasında ki bag ilerlemis evrede tedavi olmayanlar için geçerli. Bu arada sanoyor musunuz ki sadece hiv virusu beyni etkiliyor. Grip bile etkili. Virus baskilandikca hiç bir sorun yok. Makale arayacaksaniz size öyle tibbi makaleler bulabilirim ki basit bir ucuk nedeniyle beyin hucre olumunu ve sonrasinda yetilerini kaybetme ihtimalinden tutun da olume kadar gider. Çok saçma bir Makale olmus. Ayrica bahsettiginiz durumlar sadece vesvese inanin bana hiv su anda ilaç kullandikca hiç bir faydası veya zarari olmayan nasirdan farksiz.

Çok kötü bir haber bu arkadaşlar kendimi çok kötü hissettim benim evlat daha 15 ine yeni bastı inşallah bu haber asılsızdır çok korkuyorum çok...

çaçaron

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 154
Ynt: arkadaşlar hiv pozitif olmak gerçektende beyni atrofiyemi uğratıyor
« Yanıtla #13 : Nisan 08, 2019, 11:12:01 ÖÖ »
@Hivhaber kanbeyin bariyeri ne demek fikir sahibi olmak için araştırırmısın . mevcut ilaçlar kanbeyin bariyerini aşamıyor . hedef hücre makrofajlar ve beyinde milyarlarca farklılaşmış makrofaj hücreleri var glia hücreleri ve virüs bu hücrelere genomunu aktarıyor .artk orda bölünmeyen çoğalmayan ömrün boyua senle olacak beyin hücren toksik protein üretiyor .   ilaçların karbon halkalı   kompleks  karmaşık  formları malesef kanbeyin engelini aşamıyor. aids otopsilerinin yüzde 80 inde beyinde hiv virüsü gösterilmiş.  hiv  tükrüğüne kadar tüm salgılarına sirayet edebilen bir virüs . misal   tbc   verem sadece akciğeri tutmuyor kalbi böbreği beyni vs tutuyor. evet birçok viral fungal bakteriyel enf. nörokognutif bozukluğa  sinir sistemi tutulumuna neden oluyor . tıp dünyası cart(kombine antiretroviral )alan hiv+lerin yüzde 50 sinde nörokognutiif bozukluklar görülebilmekte diyorken biz  katılmıyoruz bu söylenenlere demekle deve kuşundan farksız davranmış oluruz .poliyannacılığa lüzum yok . biz de mazoşist değiliz  bu tarz makalelerden haz almıyoruz.

HeMan

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 453
Ynt: arkadaşlar hiv pozitif olmak gerçektende beyni atrofiyemi uğratıyor
« Yanıtla #14 : Nisan 08, 2019, 11:25:30 ÖÖ »
@pozitron 44 yaşındayım 8 ay önce tanı aldım. İsviçreli bilim adamları ile ilgili düşüncelerine katılıyorum ve gerekirse ben de varım diyorum 😎

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
16 Yanıt
4273 Gösterim
Son İleti Mayıs 23, 2018, 02:47:43 ÖS
Gönderen: murat1279
20 Yanıt
2337 Gösterim
Son İleti Kasım 22, 2017, 11:39:01 ÖÖ
Gönderen: Fatih
38 Yanıt
2555 Gösterim
Son İleti Ekim 23, 2017, 03:58:10 ÖS
Gönderen: bedevi
6 Yanıt
413 Gösterim
Son İleti Kasım 23, 2017, 07:24:37 ÖS
Gönderen: Ryuk
6 Yanıt
752 Gösterim
Son İleti Ocak 20, 2018, 03:45:38 ÖÖ
Gönderen: Fatih